Typography is the craft of endowing human language with a durable visual form, and thus with an independent existence. (...) Typography remains a source of true delight, true knowledge, true surprise.

Robert Bringhurst, The Elements of Typographic Style

Temmuz 13, 2010

Ve Diğerleri

(Yorum Yok)

Rüzgar uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız
Ölgün bakıyor varsa uzak bir iki yıldız
Bak çıt bile yok korkma benim bahçede yalnız
Ey gözlerinin rengi kadar rengi kadar kalbi güzel kız



Meftunun olan gözlerim endamını görsün
Kumral saçının üstüne busem de taç örsün
Aşkın ezeli saltanatından bu yüksek
Ey gözlerinin rengi kadar rengi kadar kalbi güzel kız


-



Yürük Semai Usûlü, Acem – Kürdî Makâmı
Güktekâr: Cenap Muhittin KOZANOĞLU
Bestekâr: Refik FERSAN

Temmuz 4, 2010

İnsana Dair

(Yorum Yok)

Mayıs 28, 2010

Ve Diğerleri

9 Yorum

         Eurovision dediğimiz hadiseyi televizyonlarda yayımlandığı gün eğer uyumaktan daha önemli bir işim yoksa ve uykum yoksa izlemeye değer bulurum sadece çünkü kiminle, ne için, neden verilir bu uğraş anlam veremiyorum. Tümüyle aptalca bir organizasyon diyemem kesinlikle ama tarihin hiçbir döneminde de doğru bir organizasyon olarak gerçekleştiğini görmedim. Neyse Eurovision muhabbeti başka bir şey ama bu kadar işimin gücümün içinde oturup bu durum için yazmak istememin ciddi bir sebebi var. 

         Sabahın bir saatinde sessiz sakin bilgisayarımın başında Ubuntu-Tr'de forum nöbetinde iken Barış geldi ve Manga'nın Eurovision şovunu izledin mi dedi, yarı finale kalmışız. İzleyelim dedik, genelde böyle keyif verici ya da sinir bozucu şeyleri birlikte izleyip yorumlamak gibi güzel bir alışkanlığımız var.

Okumaya Devam Et →

Mayıs 28, 2010

WordPress

(Yorum Yok)

     Az önce keşfettiğim güzel bir WordPress bileşenini paylaşmak istedim. WordPress'de son yazdığınız makaleleri/yazıları sitenizin anasayfasında liste biçiminde gösterebileceğiniz bir bileşen bu. Bu işlem için standart olarak gelen bir bileşen zaten mevcut fakat standart WordPress bileşeni son derece kullanışsız ve işe yaramaz durumda. Bu bileşenin çok daha gelişmişi olan bu bileşenin bazı özelliklerini maddeleyerek anlatayım;

     (Örneğini sağdaki kolonda görebilirsiniz)

Okumaya Devam Et →

Mayıs 26, 2010

Debian

(Yorum Yok)

En başta hatırlamak gerekir ki Google Chrome değil Google Chromium yüklüyoruz. Chrome'u zaten Google'ın sitesinden indirebilirsiniz ama Chromium'u bu şekilde indirmek mümkün değil, kendiniz derlemelisiniz. Bunun farklı yöntemleri olabilir mesela .deb paketi kullanarak Ubuntu Depolarından kurmak gibi yani şöyle;

http://www.ubuntugeek.com/how-to-install-chromium-google-chrome-in-ubuntu-using-deb-package.html

 

Ama gezerken şöyle bir şey buldum bende;

http://repo.thepromisedlan.org/

 

bu depoyu ekleyerek Debian sisteme (Crunchbang Statler Alpha 1 kullanıyorum ben, o da Debian sülalesinden) .deb olarak, uçbirimden rahatlıkla kurabilirsiniz. Uğraş gerektirmeden. İşlem zaten basit ama bilmeyenler için yazayım yine de;

Okumaya Devam Et →

Mayıs 21, 2010

Filmler, Rock, İnsana Dair

3 Yorum

Her şeylerini verdiklerinde,
 
kimileri sendeler ve düşer.

Okumaya Devam Et →

Mayıs 20, 2010

Ve Diğerleri

2 Yorum

***

 

Dünyada akla değer veren yok madem,

Aklı az olanın parası çok madem,

Getir şu şarabı, alsın aklımızı:

Belki böyle beğenir bizi el âlem!

 

***

Okumaya Devam Et →

Mayıs 20, 2010

Filmler, İnsana Dair

(Yorum Yok)

 

Her şey cesarettir.
Yapamadığını, yine de yapmaya çalışmak.
 
 
Kokusu bile yeterdi.
Keşfedilmeyi bekleyen bir kıtada,
henüz keşfedilmemiş bir mevsimin kokusu.
Ama kilometrelerce uzaktan alabildiğim bir koku.

O, muhteşem boynunu bana doğru çevirip, manzarayı izliyordu.
 
Ve ben dudaklarımı özgürlüğümün bir nişanesi olarak oraya bir bayrak gibi nasıl dikeceğimi hayal ediyordum,
 
bu şeklide yanında oturup, bedeninin sıcaklığını hissederken, aniden, ansızın, mükemmel bir biçimde.

 

     Filmi özetleyecek bir alıntı olmasa da filmdeki en güzel sahnelerden biriydi bence. 2007 yapımı bir film, ülkemizde 2008'de vizyona girmiş. Türü Dram. İzlerseniz biraz içinizin sıkılacağını garanti ederim ama biraz da sıkılması gerektiğini de aynı şekilde.

     Konusu, çoğunluk olduğumuz için kendimizi normal saydığımız bizlerden farklı bir insanın hikayesi. Daha zeki, daha dikkatli ve belki de daha duygusal bir genç olan BenX, ArchLord isimli bir bilgisayar (RPG) oyunu oynamakta ve bu oyunda oluşturduğu karakteri ile dünyayı örtüştürmektedir. Film böyle başlar ve bu gerçek hayat ile örtüşen/örtüşemeyen deneyimler ile devam eder. detay vermek istemiyorum film hakkında çünkü izleyip kendinizin görmesi gerekiyor bence.

     Az önce ikici ya da üçüncü defa yeniden izledim, ilerleyen tarihler de ise  yine "yahu bir BenX olsa da izlesek" diyeceğime eminim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Arşivimin değerli parçalarındandır kendisi.