"Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum."

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 1924

Ağustos 17, 2010

İnsana Dair

(Yorum Yok)

      Sahne derken tiyatrodan bahsetmeyeceğim, burada biraz daha mecâzi düşünmek gerekiyor. Topluluk derken ise size tecrübeden ve bir fikrin ardında yürümenin cesareti ve huzurundan başka bir şey katmayacak olan gönüllü insan kümelerini kastediyorum. Küme derken de biraz matematiksel düşünmek lazım.. Yok karışık olmadı aslında, birkaç satır ile anlatılabilecek olsaydı şiir oluyordu adı zaten. Yok hayır, ben tepkili de değilim aslında insanlara karşı benim de ardında durduğum bazen ise keşke olmasalardı dediğim yorucu fikirlerim var bu yazıda. Okumaya Devam Et →

Ağustos 9, 2010

İnsana Dair

5 Yorum

İnsan hayatında en azından bir kaç defa şöyle okkalısından, cigerden ve bas bariton tatta bir “hassiktir” yemeden adam olamaz…

Ay, çok kaba değil mi. Evet. Ama Hayatın kendisi de zaten öyle pek nazik olmadığından tarifininde boyalı olmasını gerek yok bence. Tipografik düşünmek lazım. Bir an “Yahu ayıptır, yazma Ramazan” demedim değil hani kendi kendime ama ne yazık ki “hassiktir” ikamesi olan, yerine daha güzeli ya da edeplisi konulabilecek bir sözcük değil, elden bir şey gelmiyor.
Okumaya Devam Et →

Rüzgar uyumuş ay dalıyor her taraf ıssız
Ölgün bakıyor varsa uzak bir iki yıldız
Bak çıt bile yok korkma benim bahçede yalnız
Ey gözlerinin rengi kadar rengi kadar kalbi güzel kız



Meftunun olan gözlerim endamını görsün
Kumral saçının üstüne busem de taç örsün
Aşkın ezeli saltanatından bu yüksek
Ey gözlerinin rengi kadar rengi kadar kalbi güzel kız


-



Yürük Semai Usûlü, Acem – Kürdî Makâmı
Güktekâr: Cenap Muhittin KOZANOĞLU
Bestekâr: Refik FERSAN

Temmuz 4, 2010

İnsana Dair

(Yorum Yok)

Mayıs 21, 2010

Filmler, Rock, İnsana Dair

3 Yorum

Her şeylerini verdiklerinde,
 
kimileri sendeler ve düşer.

Okumaya Devam Et →

Mayıs 20, 2010

Filmler, İnsana Dair

1 Yorum

 

Her şey cesarettir.
Yapamadığını, yine de yapmaya çalışmak.
 
 
Kokusu bile yeterdi.
Keşfedilmeyi bekleyen bir kıtada,
henüz keşfedilmemiş bir mevsimin kokusu.
Ama kilometrelerce uzaktan alabildiğim bir koku.

O, muhteşem boynunu bana doğru çevirip, manzarayı izliyordu.
 
Ve ben dudaklarımı özgürlüğümün bir nişanesi olarak oraya bir bayrak gibi nasıl dikeceğimi hayal ediyordum,
 
bu şeklide yanında oturup, bedeninin sıcaklığını hissederken, aniden, ansızın, mükemmel bir biçimde.

 

     Filmi özetleyecek bir alıntı olmasa da filmdeki en güzel sahnelerden biriydi bence. 2007 yapımı bir film, ülkemizde 2008'de vizyona girmiş. Türü Dram. İzlerseniz biraz içinizin sıkılacağını garanti ederim ama biraz da sıkılması gerektiğini de aynı şekilde.

     Konusu, çoğunluk olduğumuz için kendimizi normal saydığımız bizlerden farklı bir insanın hikayesi. Daha zeki, daha dikkatli ve belki de daha duygusal bir genç olan BenX, ArchLord isimli bir bilgisayar (RPG) oyunu oynamakta ve bu oyunda oluşturduğu karakteri ile dünyayı örtüştürmektedir. Film böyle başlar ve bu gerçek hayat ile örtüşen/örtüşemeyen deneyimler ile devam eder. detay vermek istemiyorum film hakkında çünkü izleyip kendinizin görmesi gerekiyor bence.

     Az önce ikici ya da üçüncü defa yeniden izledim, ilerleyen tarihler de ise  yine "yahu bir BenX olsa da izlesek" diyeceğime eminim. Şiddetle tavsiye ediyorum. Arşivimin değerli parçalarındandır kendisi.

Mayıs 18, 2010

Filmler, İnsana Dair

(Yorum Yok)

         2005 yılında yapılmış bir Hint filmi. Filmin türü dram. Görmeyen ve aynı zamanda da duymayan bir insanın hayatını konu alıyor. Filmin isimi de buradan geliyor.

         Dram filmlerini hiç sevmedim ve izlememek içinde her zaman elimden geleni yaptım, çünkü dram filmlerinin büyük çoğunluğu ya gerçek dışı mantıksız bir aşkı konu alırlar ya da insanların canını sıkabilecek herhangi bir sıradışı konu ile insanı boğmak, sebepsiz yere bunaltarak bunu anlamlı ya da sanatsalmış gibi göstermek için aşağı yukarı 2 saat boyunca debelenirler. İnsan şu filmi izleyim de bir üzüleyim diyebilir mi? Ama deniliyor işte bu yüzden dram filmleri var. Black bu noktadan bakınca bir dram filmi değildir bence.

 

         Filmlerin bir duruşu olmalı ve bir farkındalık yaratmalı ya da sadece keyifli bir ortalama 2 saat geçirtebilmeli bize. Ama bir filmin iz bırakabilmesi için önemli olan bunlar değil, bir filmin içerisinde başka bir fikir olmalı, başka bir bakış, hiç bilmediğimiz yerleri görmekle alınan hazdan daha farklı olmalı bu. Hiç bilmediğimiz bir şeyi anlatmalı. Hiç bilmediğimiz bir şeyi anlamalıyız. Böyle filmler iz bırakır bence ve böyle de bir iz bırakmıştır bende.

 

         Unutmayacağım ve mutlaka yeniden izleyeceğim bir film. Kendinizi bunaltmak ya da daraltmak için değil, bir kaç saatliğine başka bir insan gibi düşünebilmek için en azından izlemenizi ve bir kaç saatliğine seyrinde giden yaşamınıza ara vermenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Mart 22, 2010

İnsana Dair

(Yorum Yok)

[flowplayer src='http://www.ramazangurbuz.net/wp-content/uploads/2010/03/bahar.mp4' width=500 height=300]

Sen bana müjde misin, umut musun sevgili?
Kim demiş geçti mevsim, ufukta göründü kar?

Okumaya Devam Et →

Mart 12, 2010

İnsana Dair

1 Yorum

+ Bak Koçum

- Buyur Abi

+ Eskiden buralar hep dutluktu. Buralara kurt inerdi.

- Eee abi, sonra ne oldu?

+ Ne mi oldu? Dutlar gitti, Kurtlar kaldı…

Kurban 99′

Dut, aslında hiç sevmediğim bir meyve. İlkokul yaşlarında iken her yaz pekte sevmeyerek gittiğim köyümüzün dut ağaçları üstünde çok vakit geçirirdim aslında ama sevemedim bir türlü daha sonra. Eski olanın değerli olduğu zihniyetine sahip insanlar hep rahatsız etmiştir beni öte yandan, ama Dut’lar başkadır.

Okumaya Devam Et →