Sığ bir bakış açısıyla hayata baktığım zamanlar -her ne kadar işime gelse de- yahu fotoğraf işte ne gerek var diyerek çıkıyorum işin içinden. Ama sonra hatıralardan silinen yüzler, az da olsa değerli zaman dilimleri, kaybolup giden insanlar kısacası fotoğraflar garip bir şekilde insanın o dar anlarını belki yıllarca duvarında bakıp duracak kadar büyütüyor. Duruyorsun, düşünüyorsun. Severim bu ikiliyi her zaman.

Ubuntu Türkiye e-dergisi Sudo’nun 17.sayısında kapak fotoğrafı olarak dostum Tansu Akmansoy’un Metro fotoğraflarından bir tanesini kullanmıştım. Ama içime sığmadı işte gördüklerim, daha fazlasını paylaşayım istedim herkesle.

