ben
doğduğumda
bütün menekşeler
fesleğen
kokarmış Okumaya Devam Et →
..bir kent seç
kendine,
yeni
tesadüfler
yaratılırken
akşamüstleri, Okumaya Devam Et →
hala güzel ve hala yalancısın
sızıntı var mı hala, gözpınarlarında Okumaya Devam Et →
Beşiktaş mevlevihanesi yanıyor
Neyler çığlık çığlığa boğazda
Martılar değil bağıran
son kalp vuruşu pirin denize karışan suda.
Okumaya Devam Et →
Kokunu sakladığım saten göbek bağı keselerini kestim
Artık özgürsün.
En az rüzgar kadar
Uykunu hapsettiğim beyaz süt şişlerini de kırdım
Sen şimdi bu kalakalan kimsesizliğimi de al…
Okumaya Devam Et →
Yorgun olamazdın sen
Uzun koşulardı hep,
Uzak yollardı yada
Sonunda yorulduğun
Okumaya Devam Et →
Bu resimler yabancı dolu
Bu ellerse benim değil
Aynada ki ölü suratı
Bardaktaki siyanürlü çay
Karşımda
Çıplak yatan kız
Bu yaşadığım dünya
Benim
Değil…
Okumaya Devam Et →
ÇOCUKSUN SEN / I Okumaya Devam Et →
Özgürlük tek başına bir kavram değildir. Çevrendekilerle birlikte bir anlam ifade eder ancak. Özgürlüğün sınırları yoktur bilindiğinin tersine. Ve bu senin isteklerinle orantılı ilerlemez. Kimisi ve hatta bir çoğu yollarını açmış olmanın verdiği rahatlıklar önüne geçer. Onun dilinden çıkacak tek bir kelimeye bakar yaşamının gidişatı. Özgürlük duygularını yok edebildiğin anda gerçekten özgürlüktür.
1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz.
2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti. Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz.
3 yasınızdayken size özenle yemekler hazırladı. Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz.
4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz.
5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz.
6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda ‘GITMIYCEEEEEEEM’ diye ağlayarak teşekkür ettiniz.