Bu makaleyi Ubuntu Türkiye E-Dergisi SUDO'nun 17. sayısı (15 Mart 2010) için hazırladım.
SUDO'yu aşağıdaki adresten indirebilirsiniz:
http://sudo.ubuntu-tr.net/sayilar/sudo-sayi-17-15-mart-2010/
Ubuntu kullanmaya başladığımdan beri sürekli üzerinde düşündüğüm ve araştırdığım bir konu, Linux sistemlerinde grafik tasarım çalışmaları yapmak. İş gereği sürekli grafik tasarım çalışmaları yapıyorum ve iş aşkına bir de Linux aşkı eklenince bunları bir çorba edeyim, bakalım ortaya ne çıkacak diyerek çıktım yola.
Önceki Sudo sayılarımızı inceleyecek olursanız 15 Ocak 2009'da yayımlanan sayımızda Kadir YÜCEL'in Linux ve Grafik isimli bir makalesini göreceksiniz. Bu makale Linux ortamında bulunan Grafik Tasarım programlarının tanıtımlarını içermekte ve kullanıcılara net bir biçimde hangi programların hangi amaçlarla kullanabileceğini anlatıyordu. Bu faydalı tanıtımlara mutlaka göz gezdirmeniz gerektiğini düşünüyor ve Kadir YÜCEL'e bu değerli makalesi için teşekkür ediyorum.
Okuyacağınız bu ve umuyorum ki devamında yazacaklarım makaleler ile Linux'ta grafik tasarım çalışmalarını hem bir iş düzeni içerisinde hem de hobi olarak nasıl uygulayabileceğimizi anlatımlar, kıyaslamalar ve yer yer uygulamalar ile bildiğimce ve dilim döndüğünce aktarmaya çalışacağım.
Bu ayki Sudo sayımızın Linux'ta Grafik Tasarım bölümünde Linux kullanıcıların özellikle iki boyutlu grafik tasarım çalışmalarına nereden başlayabilecekleri, hangi programların hangi çalışmalar için daha uygun olabileceği ve Linux'ta grafik tasarım çalışması yapmanın kişi ve kuruluşlara ne gibi faydalar sağlayacağını anlatmakla başlayacağım.
Grafik Tasarım için Neden Linux Sistemler Tercih Edilmeli?
+ Linux sistemlerin genel bir özelliği, bu çalışma ortamında virüs probleminin olmamasıdır. Grafik tasarım ile uğraşıyorsanız özellikle ajans ofislerinde sürekli takıp çıkartılan USB diskler, bilgisayarınızdan sürekli alıp gönderdiğiniz belgeler, İnternet başında geçirdiğiniz saatler boyunca ne kadar güçlü bir anti-virüs programı kullansanız bile kaçınılmaz olarak birgün mutlaka bir virüs sorunu yaşarsınız. Çok ajans, matbaa, tabelacı vardır ki sabit disklerindeki arşivleri ve çalışmaları, virüsler ya da virüs temizlemeyi bilmeyen teknik servisler tarafından kullanılmaz hale getirilmiştir. Bu büyük bir iş kaybıdır. Somutlaştırmamız gerekirse; ortalama 3GB RAM'i olan bir bilgisayar kullandığınızı varsayarsak: Kullanmak zorunda olduğunuz anti-virüs programı bilgisayarınızın belleğinin önemli bir kısmını sürekli meşgul eder, anti-virüs programlarını “etkili” kullanmak için ödemeniz gereken lisans ücretleri de cabası.
+ Windows, sebebi nedir bilenmez, birkaç ay kullandıktan sonra anlamsızca yavaş ve hantal çalışmaya başlar ama Linux ortamında aylarca aynı sistemi kullansanız bile bir yavaşlama yaşamazsınız, bilgisayarınızı çok daha verimli kullanırsınız bilgisayarınızın donanımına ödediğiniz her kuruşun karşılığını alırsınız.
+ Eğer açık kaynak grafik tasarım programları kullanıyorsanız lisans sorununuz olmaz. Bir grafik tasarım program paketi almak için yüzlerce dolar ücret ödemek zorunda değilsiniz. Linux altından tek tıklama ile tamamen ücretsiz programlar bulup indirebilirsiniz ki bunların anlatımını makale serisinde bulacaksınız.
+ Kullandığınız programlar, internet bağlantınız varsa sürekli güncel durumda bulunabilir. Lisanslı bir program kullanıp yeni bir versiyonu çıktığında fazladan yüzlerce dolar yeniden vermek zorunda kalmazsınız.
+ Linux sistemlerinin, hemen hepsinin yazılım depoları sayesinde tek tıklama ile grafik tasarım programları dahil onlarca program arasında tercih yapma imkanı bulursunuz. Örneğin bir grafik tasarım programı için 300 MB dosya indirmenize ve CD kullanmanıza gerek kalmadan 30-40 MB'lık ufak programlarla size daha iyi çalışma imkanı sunulur. Kısacası; Linux'la bozulmayan, virüssüz, format atmanıza, bakım yaptırmanıza gerek kalmayan ve hızlı, kararlı, verimli bir çalışma ortamına sahip olursunuz.
Tüm bunları Linux ortamının grafik tasarımı için ne kadar uygun olduğunu anlatmak için söylüyorum çünkü Linux ortamında kullandığınız lisanslı grafik tasarım programını da kullanabilirsiniz sadece Linux tabanlı programları kullanmak zorunda da değilsiniz.
Linux'ta 2 Boyutlu Grafik Tasarım Programları
Grafik tasarım kapsamı çok geniş bir konu fakat Grafik Tasarım denildiği zaman birçok insanın aklına ilk etapta iki boyutlu tasarımlar gelir; web tasarımı için hazırlanan şablonlar, fotoğraf manipülasyonları, vektörel çizimler gibi.. Ama esasında grafik tasarım denildiğinde üçüncü boyut da işin içerisindedir ve animasyonlar, modellemeler diyerek bu yelpaze gittikçe genişler. Ben yazı dizisine iki boyutlu kullanımı yaygın olan programlardan başlayacağım ve bu programları detaylandırmaya çalışacağım. İki boyutlu grafik tasarım dediğimizde aklımıza gelmesi gereken iki program türü vardır: Bunlar piksel tabanlı diyebileceğimiz resim düzenleme programları ve vektörel tabanlı matematiksel çizim yapan programlardır. Biz bu iki tür programı hedef alarak masaüstü yayıncılık diyerek bahsettiğimiz ofset baskı ve matbaa çalışmalarını baskıya hazırlama aşamasında kullandığımız programlardan; masaüstü yayıncılık ya da web tasarım, foto manipülasyon, fotoğrafçıların resim işlemeleri gibi kapsamı çok geniş amaçlarla kullanılan resim düzenleme programlarına kadar bir alan belirlemiş olacak ve bu doğrultuda ilerleyeceğiz.
Resim Düzenleme Programları
Bu programlar piksel tabanlıdır ve resimlerinizin üzerinde kesme, renklendirme, biçimlendirme gibi birçok farklı değişiklik yapmak için kullanılır temelde. Elbette bu programlar ile çizimler yapabilir, resimler oluşturabilir, vektörel çizim araçlarını kullanarak çalışmalar da yapabilirsiniz. Yalnız daha basit anlatmak gerekirse bu programlar, resimler üzerine efektler uygulamakta yani renk ve ışık ağırlıklı çalışmalar yapmakta kullanılır.
Bu programların lisanslı olan ve şu an için en çok bilinen başlıca örnekleri: Photoshop ve Fireworks'tür. Adobe firmasının bu iki programı birbirine yakın olarak görünse de temel farklılıkları Fireworks'ün web tasarımcılar için bulundurduğu araçlar ile bu konuya özel bir yazılım olması ve Photoshop'un resimler üzerinde görsel düzenlemeler uygulamakta daha fazla imkan bulundurmasıdır. Bu programların Linux'ta dengi olan yegane program GIMP'tir.
GIMP standart hali ile (eklentiler ile zenginleştirilebilir bir programdır, Photoshop gibi) Photoshop'un size sunduğu tasarım araçlarının bir çoğunu sunmaktadır. GIMP'i kullanmaya başlayan özellikle de Photoshop kullanıcıları yabancılık çekmeyeceklerdir çünkü aynı mantık ile katmanlar (layer) üzerinde çalışılmaktadır. Photoshop'taki efektlerin yanında daha farklı efektler de GIMP'te mevcuttur, katmanlar ile yaptığınız hemen her çalışmayı GIMP'te de yapabilirsiniz ancak yöntem değişir, kullandığınız araçlar farklılaşır. Bu da daha çok programa alışmak ile ilgilidir. GIMP çalışmalarınız için kullanabileceğiniz onlarca resim formatı vardır, bunlar içerisinde JPEG, PNG, GIF, ICO, BMP, TIF gibi temel tipler dışında özellikle EPS ve PSD uzantılı dosyalar kullanarak çalışmalar yapabilmeniz programlar arasında rahatlıkla geçiş yapma imkanı sunacaktır.
GIMP, Linux'ta Grafik Tasarım yapmak isteyen hemen her kullanıcının ilk durağıdır. Programın kullanımı ve öğrenilmesinin kolaylığını, Photoshop özürlü bir tasarımcı adayı olarak rahatlıkla söyleyebilirim. Grafikler ile çalışan hemen her Linux kullanıcısının yolu en az bir kez GIMP'ten geçiyor. Bunun sebebinin GIMP ile ilgili onlarca site ve kaynak olması muhtemeldir. GIMP öğrenmek isteyen, hatta programı hiç bilmeyen kişiler bile Linux kullanıcılarının hazırladığı anlatımlar ile şaşırtıcı çalışmalar ortaya çıkarabilir. Bu programın zayıflığını değil aksine programın araçlarının ne kadar güzel işlediğini, programın ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Photoshop kullanan kişilerden gelebilecek en muhtemel eleştiri bir efekt ya da alışık oldukları bir düzenlemeyi GIMP'te yapamadıkları yönünde olacaktır ama bu daha önce de belirttiğim gibi programın yetersizliğinden değil alışkanlıkları değiştirmenin zorluğundan kaynaklandığını tekrar söyleyebilirim. Şimdi bunu nereden çıkarıyorsun, diyecek olursanız David Wood isimli GIMP kullanıcısının GIMP anlatımlarını okumanızı öneririm. Görecesiniz ki Photoshop'ta yapılan her efekt aslında GIMP'te de yapılabilir ama söylediğim gibi yöntem ve araçlar farklıdır. Nihayetinde mantık, renkler, ışık gibi temel öğelerden geçer ve tüm bu etkileri oluşturabileceğiniz araçların benzerleri GIMP'te zaten mevcuttur. Aynı şekilde bir GIMP kullanıcısına Photoshop'un da yetersiz gelmesi olasıdır. Linux ortamında elbette ki yalnızca GIMP yoktur, aynı türde birçok grafik düzenleme programı bulabilirsiniz ama GIMP bu konuda sanıyorum ki en güçlü olanı.
Vektörel Çizim Programları
Resim Düzenleme Programlarına gelen tüm grafiklerin çıkışı bana hep vektörel çizim programları gibi gelir (en azından vektörel çizimler). GIMP gibi programlarla da vektörel çizim yani basit bir deyişle yoktan bir görsel üretimi yapabilirsiniz ama grafik düzenleme konusunda kendinize hobi olması gibi bir limit koymayacaksanız, profesyonel anlamda grafik çalışmaları yapmak için kesinlikle bilgi sahibi olmanız gereken programlar, Vektörel Çizim Programlarıdır.
Vektörel grafikler matematiksel olarak hesaplanan bazı noktalarla çizim yapmak demektir. Bu çalışma mantığının en önemli avantajı vektörel grafiklerin çözünürlük sorunu olmamasıdır, örneğin 5×5 cm'lik bir alanda yaptığınız çizimi, 50000×50000 cm'e ya da daha fazla bir büyütmeye tabi tutarsanız görüntüde en ufak bir bozulma dahi olmaz. Bunun sebebi matematiksel olarak belirlenen noktalarla çizimler yapılmasıdır. İşte tam da bu sebeple matbaalar, tabelacılar, reklam ajansları yani kısaca yüksek kalitede görüntü elde etmesi gereken yayımcılığın, profesyonel çalışma gerektiren grafiğin olduğu her yerde vektörel çizim programları kullanılır.
Konumuzun iki boyutlu grafik tasarım olması itibarı ile bu konuda vektörel çizim yapılan lisanslı ve en yaygın kullanılan programlar CorelDRAW ve Illustrator'dır. Adobe firması Macromedia'yı satın aldıktan sonra Freehand isimli temeli ağırlıklı vektörel çizim programını Illustator ile birleştirip (Illustator'da boyutlu çalışmalar da yapılmaktadır) vektörel grafikler için kullanıcılarını bu şekilde yönlendirmiştir ama bana sorarsanız konu Vektörel çizimler olduğu zaman CorelDRAW kullanım rahatlığı açısından Illustrator'un birkaç adım önündedir. Vektörel çizim programları için Linux'ta bulabileceğiniz alternatifler oldukça fazla.
Vektörel çizim yapmak için Linux programlarını denemeye kalktığımda depodan çok fazla program indirdim, seçenek çok fazlaydı. Bir süreliğine de erişebildiklerimin hepsini kullanmaya çalıştım; alışkanlıklarımı, çizim araçlarını, kullanım rahatlığını düşünerek acaba hangi program ile daha verimli çalışabilirim, hangisi ile daha fazla farklı formatta kayıt yapabilirim gibi farklı beklentilerim oldu. Neticesinde iki program beni cidden çok etkiledi ve bu yazıda benim adres göstereceğim yegane iki program var ki bunlar lisanlı programları aratmayacak kadar hızlı, kullanışlı bir o kadar da güçlü programlar: Ve karşınızda Inkscape ve Scribus.
Gönlümü fetheden vektörel çizim programı Inkscape ile başlayalım. Eğer CorelDRAW Linux ortamında da çalışsaydı (ki Wine, Windows emülatörü ile çalışıyor zaten) ben yine de tercihimi Inkscape'ten yana yapardım. Son üç yıldır iş için CorelDRAW kullanıyorum ve hemen hemen her gün mutlaka birkaç kez bu programdan yolum geçiyor. Haliyle Linux ortamında grafik tasarım arıyorsam ilk bakmam gereken program bir vektörel çizim programı, işte bu noktada imdadıma Inkscape yetişiyor. Inkscape'in türevi olan lisanslı programlardan en temel farkı bana göre hızıdır. Diğer gördüğüm tüm lisanslı vektörel çizim programlarından hızlı ve rahat, benzeri diğer programlara nazaran işlemciyi kesinlikle yormadan çalışan bir program. Bunun bir grafiker için ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek bile yok. Inkscape'de beni cezbeden ikinci şey vektörel çizim araçları, neden bilmiyorum ama çizdiğim çizgiler, yaylar sanki benim aklımdan geçeni okuyor gibi doğru ve estetik bir yol izliyor. Bu elbette biraz mü bala olacak ama söylemek istediğim bu çizim araçlarının öğrenim ve kullanım kolaylığı. Vektörel çizim yaparken programda ilk fark ettiğim kısım çizim üzerindeki noktaların CorelDRAW'daki “smooth” gibi orantılı ya da birbirinden bağımsız yaylar, çizgiler için olan ayarlamalarımızın üst kısımda bir panelde seçenekler olarak görünmesi ve bu seçeneklerin son derece mantıklı ve kullanışlı olarak ayarlanmış olması. Yani kombinasyonlarla değil tek tıklama ile vektörel çizimlerimiz üzerindeki noktaların özelliklerini belirliyoruz. Bu ifadesi zor olan bir kısım benim için, nihayetinde bir öğretmenden ziyade bir kullanıcıyım ama hemen her günü vektörel çizimlere ayıran bir kullanıcı olarak Inkscape'de vektörel çizim keyfini mutlaka yaşamanızı tavsiye ediyorum. Sudo pengueni ve bu ay içindekiler kısımında görebileceğiniz Kedicik gibi e-dergimiz Sudo'da görebileceğiniz vektörel grafikleri Inkscape ile rahatlıkla ve keyifle çizdim. Dergimizin daha bir çok kısımda Inkscape çalışmaları olan örnekler görebilirsiniz.
Inkscape kendisine özel bir SVG formatı ile kayıt yapıyor, bu formatı diğer programlarda kullanabileceğiniz gibi Düz SVG olarak da kayıt yapabiliyorsunuz. Inkscape'in diğer kayıt türlerine bakacak olursak başlıca öne çıkan formatları PDF, PNG, EPS, ODG (OpenDocument Çizim), XCF (Gimp) olarak sıralayabiliriz. SVG ve EPS formatları sayesinde özellikle diğer çizim programları arasında rahat geçişlere olanak tanıyor Inkscape. Inkscape'in kullanımına bir CorelDRAW kullanıcısı olarak çok kısa sürede alışılacağına eminim. Çünkü Inkscape vektörel çizim programlarından alışık olduğumuz tüm özellikleri barındırıyor. Henüz tam olarak deneme fırsatı bulamadığım için çok fazla detaylandıramayacağım ancak rahatlıkla çok fazla özellik barındırdığını söyleyebileceğim harika bir program. Inkscape'i ilerleyen sayılarda detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.
Vektörel çizim konusuna gelmişken biraz da Scribus'a değinmeden geçmek olmaz. Scribus'un üretim amacı tam olarak Masaüstü Yayıncılık olarak söyleniyor. Sudo'yu hazırlarken de kullandığım Scribus için ilk söylemem gereken şey e-dergiler hazırlamak için biçilmiş kaftan olmasıdır. Scribus, Masaüstü Yayıncılık için geliştirilmiş olmasına karşın açıkçası beni çok da etkilemeyen bir program. Bu durum belki alışkanlıklarımdan belki de programın henüz tam anlamı ile yeterince kullanışlı olmamasından ileri geliyor olabilir ama net olarak Scribus'ta vektörel çizimler yapmak bence oldukça zor. Vektörel çizim araçları karışık, farklı kombinasyonlar denemekle de çok zaman kaybedebiliyor alışık olmayan kullanıcı. Bir çizgiyi kapatmak, diğerini açmak, arada bir yay oluşturmak derken sıkıntılı bir deneyim yaşadım, yeni bir kullanıcı olarak. Ama diyorsanız ki ben Scribus'ta çizim yaparım, vaktim de var, üzerinde uzun denemeler yapabilirim o halde makalenin bitmesini beklemeden çalışmaya başlayabilirsiniz Çizim yapmanın rahatsız edici olduğunu düşünüyorum Scribus'ta.
Bence, Scribus çözünürlük konusunda da hem kullanıcının kafasını karıştıran hem de kendi kafası da oldukça karışık bir program. Örneğin bir e-dergi çalışmasında 300 DPI üzerinde bir grafik kullanmanızın Scribus için fark etmediği, etse bile bunu kayıt esnasında ortaya koymadığı, Scribus için açılmış bir hata kaydında gözüme takılmıştı. Bir diğer -tecrübe ettiğim- örnek ise PDF kaydederken eğer çalışmanız içerisinde 150 DPI altı resimler kullanırsanız daha doğrusu bu şekilde bir tercih ile bir resim bulundurmuş olursanız, PDF olarak kaydettikten sonra, örneklerini e-dergilerde görebileceğiniz üzere çözünürlüğü bozuk fotoğraflarla karşılaşırsınız, bu da bir yere not alınması gereken önemli bir bilgi ve enteresan bir Scribus “özelliği”. Bu bahsettiğim gözüme takılan iki nokta dışında eksik başka araçlar da gözüme takıldı ama bu biraz da programı hangi amaç ile kullandığımıza bağlı bir durum. E-dergi hazırlamak için üzerine başka bir program daha yok diyebilirim, bu bir gerçek. Bilgisayarınızda sunum hazırlar gibi rahatça e-dergiler hazırlamanıza imkan tanıyor Scribus. PDF kayıt esnasındaki seçenekleri ve özellikle en sevdiğim yönü olan başarılı içe aktarma özelliği ile benzeri birçok programdan öne çıkıyor. SVG ve EPS dosyalarını çizim olarak içe aktarmak Scribus'ta işe yarar önemli bir özellik ve bu konuda gerçekten başarılı. SVG ve EPS gibi çizim formatları kaydedildiği programa göre version farkı gibi durumlarda zaman zaman bozuk ve problemli aktarılabiliyor ama her nasılsa Scribus bu konuda gördüğüm programlar içerisinde içe aktaran en düzgün program. Scribus kullanımı ve ayrıntılarını ilerleyen sayılar için saklayacağım çünkü püf noktaları ile özellikle e-dergiler için kapsamlı bir inceleme gerektirdiğini düşünüyorum.
Bu ayki Sudo sayımızda Linux ortamlarında az-çok anlatabildiğim kadarı ile hemen her türlü grafik tasarım ihtiyacınız için bir program olduğunu göstermeye; üstelik bu programların lisanslı olan benzerlerinden eksiği değil aksine fazlası ve birçok farklı avantajı da beraberinde getirdiğini anlatmaya çalıştım. Reklam alanında hizmet veren bir ajans olarak biz tasarım çalışmalarımızda Linux ortamları ve bu ortamın dahili, özgür yazılım araçlarını tercih etmenin huzur ve rahatlığını yaşıyoruz. İster hobi, ister profesyonel olarak grafik tasarım çalışmaları yapmakta olun, Linux ortamında çalışmanın verim ve performansınıza büyük artılar kazandıracağını samimiyet ile söyleyebilirim yeter ki sizler yeni olana, değişime, keşfetmeye cesaret gösterin.
Yazı dizimde Linux'ta iki boyutlu tasarım programları ağırlıklı olmak üzere incelemeler ve anlatımlar olacak. Amacım sadece basit efektlerin yapılışını göstermek değil, yazı dizisini takip eden herkesin bu programlara hakim olmasını sağlamak, temel anlatımlı makaleler ortaya koyabilmek. Balık tutmak olacak kısaca ilerleyen makalelerin amacı. Bu makalelerin ardından ise Pratik Tasarımlar adında bir takım çizim ya da manipülasyonları nasıl yapabileceğinizi anlatan derslerin her ay bulunmasına gayret edeceğim. Bu anlatımları da daha önce başarılı çalışmalar ortaya koymuş ve Linux'ta grafik tasarım yapan kullanıcılardan seçilmesine özen göstereceğim.
Ubuntu Türkiye E-Dergisi SUDO websitesi: http://sudo.ubuntu-tr.org Bu makalenin devamı şuan SUDO sitesinde yayımlanmış olan SUDO 18.Sayı'da bulunmaktadır. İndirmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz; http://sudo.ubuntu-tr.org/sayilar/sudo-sayi-18-16-nisan-2010/
http://sudo.ubuntu-tr.org/sayilar/sudo-sayi-17-15-mart-2010/
http://forum.ubuntu-tr.org/index.php/topic,17334.html
Bilenlere komik gelebilir ama bilmeyen kişiler de "yahu bu nasıl düzelecek" diye delirebilir =) Debian'ı ilk yüklediğimizde her klasör ayrı bir pencerede açılıyor ve bu alışık olmayan bir kişiyi çok rahatsız edebilir. Çözüm basit: Herhangi bir klasörü açıyoruz. Değiştir menüsünden Tercihler'e tıklıyoruz. Açılan pencerenin Davranış sekmesine geliyoruz ve "Her Zaman Tarayıcı Penceresinde Aç" kısımını işaretliyoruz. Hepsi hepsi bu =)
Ubuntu Türkiye e-dergisi SUDO’nun 16. sayısı yayınlandı!
Başta Ubuntu kullanıcıları olmak üzere özgür yazılım dünyasının takip ettiği SUDO; Linux ortamında kullanılan programları, bu ortamın püf noktalarını, pratik bilgileri yani genel anlamda Linux’u temel alan her türlü konuyu ele almaya çalışan bir bilişim dergisidir.
SUDO tamamı ile -Ubuntu Türkiye’nin diğer proje kolları gibi- Ubuntu kullanıcılarının gönüllü destekleri ile ortaya çıkan ve ayakta duran bir e-dergidir. Hiçbir beklenti taşımadan yalnızca özgür yazılım düşüncesini benimsemiş bilinçli bilgisayar kullanıcılarına yardım etmek, bilgilendirmek ve paylaşarak bu birikimlerin büyüyerek arttığı, karşılık beklemeden de üretilebileceğini gösteren yeğane çalışmalardan biridir.
SUDO içeriği bu ay şu şekilde;
* Localhost’a Joomla Kurulumu (Ayhan AKTAŞ)
* PHUN – Fizik Simülatörü (Utku DEMİR)
* Bilgisayarlar ve Asosyallik (İbrahim KOZAN)
* Chromium (Yusuf SANSARKAN)
* Mono Projesi (Ayfer KAYA)
* Basic Kit (Murat CEBİR)
* Karikatür (Bekir NALBANTOĞLU)
SUDO 16. Sayıyı indirmek için bu sayfayı kullanabilirsiniz.
SUDO’nun 16. sayısı benim için özel bir anlam taşıyor. SUDO’nun bu ay tasarımını ben yaptım. Bu güzel insanların arasına katılarak dergi tasarımı konusunda bir görev üstlendim kendime. Bir kaç aydır Ubuntu Tr forumlarında AlmaMorena kullanıcı adı ile takipte bulunuyordum, tasarım konusunda bir ihtiyaçları olursa yardımcı olabileceğimi söylemem ile başladı her şey.
SUDO tasarımının farkı, kulvarında bulunan dergiler gibi özgür yazılım felsefesi itibarı ile yalnızca özgür yazılım tasarım araçları kullanılarak hazırlanması. Bu da bir hayli zorlaştırdı aslında işleri =) Biraz bu tasarım araçlarından bahsetmek için ve dergi tasarımında hangi programları nasıl kullandığımı paylaşmak için yazıyorum bunları.
VirtualBox’da harddisk alanını büyütmem gerekliydi, biraz araştırma yaptım nette ve birkaç çok mantıklı yöntem buldum. Bu makale ile VirtualBox’da kurduğunuz sistemin alanını nasıl büyüteceğinizi anlatacağım.
Normal şartlarda VirtualBox’da bir harddisk oluşturduğunuzda bunu büyütmeye imkan yoktur. Ama yapabileceğiniz şey mevcut sabit diskinizi daha büyük bir sabit diske kopyalamak olacak. Bu yazıda çok az bilgisi olan bir kişinin bile bu işlemi yapabilmesi ve dolayısı ile öğretici olması için adım adım resimli bir anlatım yapmaya çalışacağım.
Öncelikle http://www.miray.de adresinden HDClone isimli programı “Free Edition” yani ücretsiz versiyonunu seçerek indireceksiniz. İndirdiğiniz .zip dosyası içerisinde hdclone.iso isimli bir dosya var bunu kullanacağız.
Mantık şu;
- VirtualBox’a kurduğunuz işletim sistemine bu .iso dosyasını cd olarak ekleyeceksiniz.
- Yeni bir harddisk oluşturacak ve bunu da VirtualBox’a ikincil harddisk olarak bağlaycaksınız.
- VirtualBox’dan sisteminizi açtığınızda bu .iso dosyası sayesinde HardDisk klonlama (kopyalama) programı çalışacak ve eski harddiskinizi yeni olana kopyalayacaksınız.
işlem bu kadar basit, ama bir o kadar da yararlı. Şimdi ekran görüntüleri ile bu adımları detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.
Okumaya Devam Et →
Linux kullanırken komut kullanmanın faydası söylenip duruyordu, insan kullandıkça anlıyor. Mesela Ubuntumda sebebi her ne ise artık bir klasöre sağ tıklayıp “sıkıştır” dediğimde sadece “hata” yazan bir hata alıyordum. Ben anladım onun ilacını, bulunca da ekleyeyim blog’umda dursun dedim, mantık basit ama her ne kadar basit şeylerde olsa insan dalgınlıkla atlayabiliyor ufak şeyleri.
zip -r mostlyautumn.zip deneme/mostlyautumn
zip komutun adı. bildiğimiz .zip sıkıştırma yani.
-r klasör sıkıştırdığımızda içindeki dosyaları ve klasörleride dahil ederek sıkıştırsın diye ekledğimiz bir seçenek.
mostlyautumn.zip oluşturmasını istediğim .zip dosyasının adı.
deneme/mostlyautumn demek ise komutu verdiğim klasörün altında bir klasör var “deneme” adında, sen bunun altındaki mostlyautumn klasörünü sıkıştır demek oluyor.
linux komutlarında komutun seçeneklerini, o komut ile neler yapabileceğimizi görmek için ise her zaman örneğin komutumuz zip ise:
zip –help
yazarsak komut seçeneklerini görebiliyoruz.
bu da not olsun dursun burada.
Bu anlatım Ubuntu Türkiye Forumlarından alınmıştır. Blogumuna sık sık kullandığım işlemleri not olarak düşmem sebebi ile bu anlatımı yazıyorum yeniden buraya. Orjinal başlığın adresi aşağıdaki gibidir. Ubuntu Türkiye’ye Ubuntu kullanıcılarına sağladığı kusursuz destek için teşekkür edeyim bu vesile ile.
Orjinal Adres: http://forum.ubuntu-tr.org/index.php/topic,13415.0.html
Linux İşletim Sistemlerinden herhangi birini yüklediğinizde bilgisayarınızın açılış ekranında işletim sistemlerini seçtiğiniz bir ekran gelir, bu ekrana “grub” ekranı diyoruz. Ubuntu 9.10 Karmic Koala’da Grub2 vardır, bu eski grub ekranlarının bir yeni sürümüdür diyebiliriz. Şimdi herhangi bir sebeple grub2 ekranınız silinmiş ise bu ekranı yeniden nasıl yükleyebileceğinizi anlatacağım.
Silinen Sabit Disk Bölümlemelerini Yeniden Yazmak (partitionları eski haline geri getirmek), Silinen bir harddiskteki ya da partition’daki dosyaları geri getirmek gibi durumlarda kullanılabilecek bir yöntemi anlatacağım. Aslında anlatacağım genel itibarı ile testdisk ile veri kurtarmak.
Özellikle Ubuntu kullanıcılarına TestDisk hakkında nacizane deneyim ve Ubuntu-Tr.org’dan edindiğim bir takım bilgileri derleyerek sunmak istedim. Ama kullandığınız sistem farkı olmaksızın TestDisk programını edinerek bu yöntemi elbette herkes kullanabilir.
TestDisk konusunda internette bir çok bilgi bulabilirsiniz fakat benim esas amacım minimum derecede bilgi sahibi olduğunuzu düşünerek, herkesin öğrenebilmesi amacı ile, olabilecek en BASİT dille düzgün bir veri/harddisk kurtarma yolu anlatmaktır.
Bir hata üzerine harddiskinize format attığınızı ya da harddiskinizdeki bir ya da tüm partition’ları sildiğinizi düşünelim, Ubuntu ile tanışıp özgür yazılımları keşfetmemiş iseniz gerçekten çok acı verici bir durum olurdu bu. İşte bu durumlar için hazırlanmış şahane aracımızın adı testdisk.
TestDisk, basit bir şekilde Linux sistemlerde çalışan ve harddiskinizden silinmiş bazı dosyaları geri getirmenize ve harddisk yapısına müdahale etmenize yarayan bir programdır.
TestDisk’in diğer data recovery (veri, dosya kurtarma) programlarından en büyük farkı silinen bir harddiski olduğu gibi geri getirebilme imkanıdır. Ben özellikle bu konu üzerinde durarak ama bu vesile ile basit dosya kurtarma işlemlerinden de bahsederek TestDisk programının kullanımı konusunda temel bilgiler vereceğim.
Önemli: Bu makale testdisk kullanımı hakkında bir takım bilgiler içermektedir ama bu anlatım ile sorununuzu çözmeyi garanti etmiyorum, edemem. Ve anlattığım yöntemler hakkında bilgi sahibi olmadan denememeniz konusunda önemle uyarıyorum. Sonrasında yaşamanız muhtemel sorunlarda tüm sorumluluk size aittir. Sadece bilgi amacı ile paylaşıyorum bunları.
Ben bu makaleyi en kötü ihtimalle harddiskinizi hiç kullanamadığınızı varsayarak anlatacağım. Diyelim ki bir sebeple tüm harddiskiniz silindi (bölümleme tabloları yok ve harddiskiniz sıfır durumda) ve haliyle bilgisayarınız BIOS ekranından sonra kalıyor öylece, hiç açılmıyor. (Programı kullanmak için bu kadar zor durumda olmanız gerekmez elbette=) Okumaya Devam Et →
Bir klasör var ve bu klasör içinde de onlarca dosya, bu dosyaların birinin içinde bir kelime aramamız gerekiyor. Uçbirime geliyoruz ve aşağıdaki kodu uyguluyoruz.
grep -R kelime /yol/klasör
kelime kısımına arayacağımız kelimeyi yazıyoruz haliyle.
/yol/klasör kısımına da ana dizinden başlayarak yolumuzu yazıyoruz örneğin;
grep -R kelime /home/ramazan/Masaüstü/wp-includes
Dreamweaver’da Klasör İçindeki Dosyaların İçeriğinde Arama
Dreamweaver’da da böyle bir klasör içindeki dosyalarda arama yapma imkanı var.
Edit menüsü altındaki Find & Replace kısımından (kısayolu Ctrl+F)


