"Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum."

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 1924

Nisan 28, 2010

Linux, Ubuntu

4 Yorum

Ubuntu’nun LTS yani Uzun Dönemli Destek vereceği yeni sürümü olan Lucid Lynx’in yayımlanmasına günler kala (ki yarın indirilebilecek) Ubuntu Türkiye‘de Ubuntu’nun bu görsel yeniliklerine ayak uyduruyor.

Benimde vakit buldukça katılım yapmaya çalıştığım Ubuntu Türkiye yeni arayüzleri ile Lucid’in mor rengini ağırlıklı olarak kullanmaya başladı. Ubuntu, Lucid Lynx ile mor rengi fırsat buldukça kullanıyor. Yani Ubuntu’nun alışık olduğumuz turuncu yüzüne gerek temalar, gerek konsept çalışmaları ile mor rengide getiriyor beraberinde Lucid.

Bir süre önce forum teması ile yeni bir yüz bulan Ubuntu Türkiye bir kaç gün önce ise sunucu değişimlerinin hemen ardından anasayfasında köklü bir değişikliğe gitti. WordPress üzerine kurulan yeni anasayfa topluluğun gelişmelerini bir blog sistemi ile sunmaya başladı ve yine mor renkler ile Lucid’e ayak uydurulmaya çalışıldı. Ubuntu Türkiye’de şuan görebileceğiniz yeni WordPress’in teması Can ŞAYAN tarafından hazırlandı, ve üzerinde biraz da benim görsel katkılarım oldu (hafif bir makyaj=)

Sonuç olarak benim yorumlarımdan ziyade girip görmeniz, gezmeniz ve yorumlarınızı paylaşmanız sanırım daha mantıklı olacak. Bu yüzden buyurun yeni yüzü ile Ubuntu Türkiye;

www.ubuntu-tr.org

www.ubuntu.org.tr

Nisan 28, 2010

Debian, Linux, Ubuntu

(Yorum Yok)

Ubuntu Türkiye E-dergisi SUDO’nun on sekizinci sayısı yayımlandı.

Buraya Tıklayarak İndirebilirsiniz.

Bu ay SUDO’nun içeriği şu şekilde:

* Linux Dünyasından Haberler (Okan AKINCI)
* Matt Zimmerman Röportajı
* Ubuntu Felsefesi (Ayfer KAYA)
* Ubuntu Yazılım Merkezi (Arda DÜLGER)
* Open Movie Editör (Anıl ÇÖREKÇİOĞLU)
* Bygfoot İncelemesi (Okan AKINCI)
* Linux’ta Vektörel Tasarım (Ramazan GÜRBÜZ)
* En Güzel Masaüstü (Yaşar YEĞİN)
* Aşk-ı Debian (Yaşar YEĞİN)

SUDO’nun Nisan sayısında ilk dikkati çeken konu İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Linux Kullanıcıları Derneği’nin bu yıl birlikte düzenlemiş olduğu Özgür Yazılım ve Linux Günleri kapsamında Türkiye’ye gelen Ubuntu’nun üretici firması olan Canonical Ltd.’nin Ubuntu projesi teknik lideri, teknik yönetim kurulu başkanı ve projenin CTO’su olan Matt Zimmerman ile yapılan röportaj. Ubuntu Türkiye’nin yaptığı röportajda Canonical ve Ubuntu başta olmak üzere bir çok konu üzerine çok keyifli bir röportaj var.

Bunun dışında benim bu ay en çok ilgimi çeken kısım Haberler bölümü oldu, Linux dünyası ile ilgili bir çok ilginç ve önemli haberi derleyen Okan AKINCI’ya teşekkür ederim buradan.

İçerik olarak her değerli makale ve kısım için ayrı ayrı bir yorumda bulunmama gerek yok ama dolu dolu ve keyifli bir bir sayı olduğuna eminim.

Kişisel olarakta Linux’ta Vektörel Tasarım konusunda Inkscape’i temel alan ve Vektörel Tasarım çalışmalarının Linux Sistemler altında nasıl yapılabileceğini anlatan bir makalem bulunuyor. Afferim bana.

Bu makaleyi Ubuntu Türkiye E-Dergisi SUDO'nun 17. sayısı (15 Mart 2010) için hazırladım.

SUDO'yu aşağıdaki adresten indirebilirsiniz:

http://sudo.ubuntu-tr.net/sayilar/sudo-sayi-17-15-mart-2010/

 

         Ubuntu kullanmaya başladığımdan beri sürekli üzerinde düşündüğüm ve araştırdığım bir konu, Linux sistemlerinde grafik tasarım çalışmaları yapmak. İş gereği sürekli grafik tasarım çalışmaları yapıyorum ve iş aşkına bir de Linux aşkı eklenince bunları bir çorba edeyim, bakalım ortaya ne çıkacak diyerek çıktım yola.

         Önceki Sudo sayılarımızı inceleyecek olursanız 15 Ocak 2009'da yayımlanan sayımızda Kadir YÜCEL'in Linux ve Grafik isimli bir makalesini göreceksiniz. Bu makale Linux ortamında bulunan Grafik Tasarım programlarının tanıtımlarını içermekte ve kullanıcılara net bir biçimde hangi programların hangi amaçlarla kullanabileceğini anlatıyordu. Bu faydalı tanıtımlara mutlaka göz gezdirmeniz gerektiğini düşünüyor ve Kadir YÜCEL'e bu değerli makalesi için teşekkür ediyorum.

         Okuyacağınız bu ve umuyorum ki devamında yazacaklarım makaleler ile Linux'ta grafik tasarım çalışmalarını hem bir iş düzeni içerisinde hem de hobi olarak nasıl uygulayabileceğimizi anlatımlar, kıyaslamalar ve yer yer uygulamalar ile bildiğimce ve dilim döndüğünce aktarmaya çalışacağım.

         Bu ayki Sudo sayımızın Linux'ta Grafik Tasarım bölümünde Linux kullanıcıların özellikle iki boyutlu grafik tasarım çalışmalarına nereden başlayabilecekleri, hangi programların hangi çalışmalar için daha uygun olabileceği ve Linux'ta grafik tasarım çalışması yapmanın kişi ve kuruluşlara ne gibi faydalar sağlayacağını anlatmakla başlayacağım.

 

 

         Grafik Tasarım için Neden Linux Sistemler Tercih Edilmeli?

+    Linux sistemlerin genel bir özelliği, bu çalışma ortamında virüs probleminin olmamasıdır. Grafik tasarım ile uğraşıyorsanız özellikle ajans ofislerinde sürekli takıp çıkartılan USB diskler, bilgisayarınızdan sürekli alıp gönderdiğiniz belgeler, İnternet başında geçirdiğiniz saatler boyunca ne kadar güçlü bir anti-virüs programı kullansanız bile kaçınılmaz olarak  birgün mutlaka bir virüs sorunu yaşarsınız. Çok ajans, matbaa, tabelacı vardır ki sabit disklerindeki arşivleri ve çalışmaları, virüsler ya da virüs temizlemeyi bilmeyen teknik servisler tarafından kullanılmaz hale getirilmiştir. Bu büyük bir iş kaybıdır. Somutlaştırmamız gerekirse; ortalama 3GB RAM'i olan bir bilgisayar kullandığınızı varsayarsak: Kullanmak zorunda olduğunuz anti-virüs programı bilgisayarınızın belleğinin önemli bir kısmını sürekli meşgul eder, anti-virüs programlarını “etkili” kullanmak için ödemeniz gereken lisans ücretleri de cabası.

+    Windows, sebebi nedir bilenmez, birkaç ay kullandıktan sonra anlamsızca yavaş ve hantal çalışmaya başlar ama Linux ortamında aylarca aynı sistemi kullansanız bile bir yavaşlama yaşamazsınız, bilgisayarınızı çok daha verimli kullanırsınız bilgisayarınızın donanımına ödediğiniz her kuruşun karşılığını alırsınız.

+    Eğer açık kaynak grafik tasarım programları kullanıyorsanız lisans sorununuz olmaz. Bir grafik tasarım program paketi almak için yüzlerce dolar ücret ödemek zorunda değilsiniz. Linux altından tek tıklama ile tamamen ücretsiz programlar bulup indirebilirsiniz ki bunların anlatımını makale serisinde bulacaksınız.

+    Kullandığınız programlar, internet bağlantınız varsa sürekli güncel durumda bulunabilir. Lisanslı bir program kullanıp yeni bir versiyonu çıktığında fazladan yüzlerce dolar yeniden vermek zorunda kalmazsınız.

+    Linux sistemlerinin, hemen hepsinin yazılım depoları sayesinde tek tıklama ile grafik tasarım programları dahil onlarca program arasında tercih yapma imkanı bulursunuz. Örneğin bir grafik tasarım programı için 300 MB dosya indirmenize ve CD kullanmanıza gerek kalmadan 30-40 MB'lık ufak programlarla size daha iyi çalışma imkanı sunulur. Kısacası; Linux'la bozulmayan, virüssüz, format atmanıza, bakım yaptırmanıza gerek kalmayan ve hızlı, kararlı, verimli bir çalışma ortamına sahip olursunuz.

         Tüm bunları Linux ortamının grafik tasarımı için ne kadar uygun olduğunu anlatmak için söylüyorum çünkü Linux ortamında kullandığınız lisanslı grafik tasarım programını da kullanabilirsiniz sadece Linux tabanlı programları kullanmak zorunda da değilsiniz.

 

         Linux'ta 2 Boyutlu Grafik Tasarım Programları

         Grafik tasarım kapsamı çok geniş bir konu fakat Grafik Tasarım denildiği zaman birçok insanın aklına ilk etapta iki boyutlu tasarımlar gelir; web tasarımı için hazırlanan şablonlar, fotoğraf manipülasyonları, vektörel çizimler gibi.. Ama esasında grafik tasarım denildiğinde üçüncü boyut da işin içerisindedir ve animasyonlar, modellemeler diyerek bu yelpaze gittikçe genişler. Ben yazı dizisine iki boyutlu kullanımı yaygın olan programlardan başlayacağım ve bu programları detaylandırmaya çalışacağım. İki boyutlu grafik tasarım dediğimizde aklımıza gelmesi gereken iki program türü vardır: Bunlar piksel tabanlı diyebileceğimiz resim düzenleme programları ve vektörel tabanlı matematiksel çizim yapan programlardır. Biz bu iki tür programı hedef alarak masaüstü yayıncılık diyerek bahsettiğimiz ofset baskı ve matbaa çalışmalarını baskıya hazırlama aşamasında kullandığımız programlardan; masaüstü yayıncılık ya da web tasarım, foto manipülasyon, fotoğrafçıların resim işlemeleri gibi kapsamı çok geniş amaçlarla kullanılan resim düzenleme programlarına kadar bir alan belirlemiş olacak ve bu doğrultuda ilerleyeceğiz.

 

         Resim Düzenleme Programları

         Bu programlar piksel tabanlıdır ve resimlerinizin üzerinde kesme, renklendirme, biçimlendirme gibi birçok farklı değişiklik yapmak için kullanılır temelde. Elbette bu programlar ile çizimler yapabilir, resimler oluşturabilir, vektörel çizim araçlarını kullanarak çalışmalar da yapabilirsiniz. Yalnız daha basit anlatmak gerekirse bu programlar, resimler üzerine efektler uygulamakta yani renk ve ışık ağırlıklı çalışmalar yapmakta kullanılır.

         Bu programların lisanslı olan ve şu an için en çok bilinen başlıca örnekleri: Photoshop ve Fireworks'tür. Adobe firmasının bu iki programı birbirine yakın olarak görünse de temel farklılıkları Fireworks'ün web tasarımcılar için bulundurduğu araçlar ile bu konuya özel bir yazılım olması ve Photoshop'un resimler üzerinde görsel düzenlemeler uygulamakta daha fazla imkan bulundurmasıdır. Bu programların Linux'ta dengi olan yegane program GIMP'tir.

         GIMP standart hali ile (eklentiler ile zenginleştirilebilir bir programdır, Photoshop gibi) Photoshop'un size sunduğu tasarım araçlarının bir çoğunu sunmaktadır. GIMP'i kullanmaya başlayan özellikle de Photoshop kullanıcıları yabancılık çekmeyeceklerdir çünkü aynı mantık ile katmanlar (layer)  üzerinde çalışılmaktadır. Photoshop'taki efektlerin yanında daha farklı efektler de GIMP'te mevcuttur, katmanlar ile yaptığınız hemen her çalışmayı GIMP'te de yapabilirsiniz ancak yöntem değişir, kullandığınız araçlar farklılaşır. Bu da daha çok programa alışmak ile ilgilidir. GIMP çalışmalarınız için kullanabileceğiniz onlarca resim formatı vardır, bunlar içerisinde JPEG, PNG, GIF, ICO, BMP, TIF gibi temel tipler dışında özellikle EPS ve PSD uzantılı dosyalar kullanarak çalışmalar yapabilmeniz programlar arasında rahatlıkla geçiş yapma imkanı sunacaktır.

         GIMP, Linux'ta Grafik Tasarım yapmak isteyen hemen her kullanıcının ilk durağıdır. Programın kullanımı ve öğrenilmesinin kolaylığını, Photoshop özürlü bir tasarımcı adayı olarak rahatlıkla söyleyebilirim. Grafikler ile çalışan hemen her Linux kullanıcısının yolu en az bir kez GIMP'ten geçiyor.  Bunun sebebinin GIMP ile ilgili onlarca site ve kaynak olması muhtemeldir. GIMP öğrenmek isteyen, hatta programı hiç bilmeyen kişiler bile Linux kullanıcılarının hazırladığı anlatımlar ile şaşırtıcı çalışmalar ortaya çıkarabilir. Bu programın zayıflığını değil aksine programın araçlarının ne kadar güzel işlediğini, programın ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Photoshop kullanan kişilerden gelebilecek en muhtemel eleştiri bir efekt ya da alışık oldukları bir düzenlemeyi GIMP'te yapamadıkları yönünde olacaktır ama bu daha önce de belirttiğim gibi programın yetersizliğinden değil alışkanlıkları değiştirmenin zorluğundan kaynaklandığını tekrar söyleyebilirim. Şimdi bunu nereden çıkarıyorsun, diyecek olursanız David Wood isimli GIMP kullanıcısının GIMP anlatımlarını okumanızı öneririm. Görecesiniz ki Photoshop'ta yapılan her efekt aslında GIMP'te de yapılabilir ama söylediğim gibi yöntem ve araçlar farklıdır. Nihayetinde mantık, renkler, ışık gibi temel öğelerden geçer ve tüm bu etkileri oluşturabileceğiniz araçların benzerleri GIMP'te zaten mevcuttur. Aynı şekilde bir GIMP kullanıcısına Photoshop'un da yetersiz gelmesi olasıdır. Linux ortamında elbette ki yalnızca GIMP yoktur, aynı türde birçok grafik düzenleme programı bulabilirsiniz ama GIMP bu konuda sanıyorum ki en güçlü olanı.

 

         Vektörel Çizim Programları

         Resim Düzenleme Programlarına gelen tüm grafiklerin çıkışı bana hep vektörel çizim programları gibi gelir (en azından vektörel çizimler). GIMP gibi programlarla da vektörel çizim yani basit bir deyişle yoktan bir görsel üretimi yapabilirsiniz ama grafik düzenleme konusunda kendinize hobi olması gibi bir limit koymayacaksanız, profesyonel anlamda grafik çalışmaları yapmak için kesinlikle bilgi sahibi olmanız gereken programlar, Vektörel Çizim Programlarıdır.

         Vektörel grafikler matematiksel olarak hesaplanan bazı noktalarla çizim yapmak demektir. Bu çalışma mantığının en önemli avantajı vektörel grafiklerin çözünürlük sorunu olmamasıdır, örneğin 5×5 cm'lik bir alanda yaptığınız çizimi, 50000×50000 cm'e ya da daha fazla bir büyütmeye tabi tutarsanız görüntüde en ufak bir bozulma dahi olmaz. Bunun sebebi matematiksel olarak belirlenen noktalarla çizimler yapılmasıdır. İşte tam da bu sebeple matbaalar, tabelacılar, reklam ajansları yani kısaca yüksek kalitede görüntü elde etmesi gereken yayımcılığın, profesyonel çalışma gerektiren grafiğin olduğu her yerde vektörel çizim programları kullanılır.

         Konumuzun iki boyutlu grafik tasarım olması itibarı ile bu konuda vektörel çizim yapılan lisanslı ve en yaygın kullanılan programlar CorelDRAW ve Illustrator'dır. Adobe firması Macromedia'yı satın aldıktan sonra Freehand isimli temeli ağırlıklı vektörel çizim programını Illustator ile birleştirip (Illustator'da boyutlu çalışmalar da yapılmaktadır) vektörel grafikler için kullanıcılarını bu şekilde yönlendirmiştir ama bana sorarsanız konu Vektörel çizimler olduğu zaman CorelDRAW kullanım rahatlığı açısından Illustrator'un birkaç adım önündedir. Vektörel çizim programları için Linux'ta bulabileceğiniz alternatifler oldukça fazla.

         Vektörel çizim yapmak için Linux programlarını denemeye kalktığımda depodan çok fazla program indirdim, seçenek çok fazlaydı. Bir süreliğine de erişebildiklerimin hepsini kullanmaya çalıştım; alışkanlıklarımı, çizim araçlarını, kullanım rahatlığını düşünerek acaba hangi program ile daha verimli çalışabilirim, hangisi ile daha fazla farklı formatta kayıt yapabilirim gibi farklı beklentilerim oldu. Neticesinde iki program beni cidden çok etkiledi ve bu yazıda benim adres göstereceğim yegane iki program var ki bunlar lisanlı programları aratmayacak kadar hızlı, kullanışlı bir o kadar da güçlü programlar: Ve karşınızda Inkscape ve Scribus.

         Gönlümü fetheden vektörel çizim programı Inkscape ile başlayalım. Eğer CorelDRAW Linux ortamında da çalışsaydı (ki Wine, Windows emülatörü ile çalışıyor zaten) ben yine de tercihimi Inkscape'ten yana yapardım. Son üç yıldır iş için CorelDRAW kullanıyorum ve hemen hemen her gün mutlaka birkaç kez bu programdan yolum geçiyor. Haliyle Linux ortamında grafik tasarım arıyorsam ilk bakmam gereken program bir vektörel çizim programı, işte bu noktada imdadıma Inkscape yetişiyor. Inkscape'in türevi olan lisanslı programlardan en temel farkı bana göre hızıdır. Diğer gördüğüm tüm lisanslı vektörel çizim programlarından hızlı ve rahat, benzeri diğer programlara nazaran işlemciyi kesinlikle yormadan çalışan bir program. Bunun bir grafiker için ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek bile yok. Inkscape'de beni cezbeden ikinci şey vektörel çizim araçları, neden bilmiyorum ama çizdiğim çizgiler, yaylar sanki benim aklımdan geçeni okuyor gibi doğru ve estetik bir yol izliyor. Bu elbette biraz mü bala olacak ama söylemek istediğim bu çizim araçlarının öğrenim ve kullanım kolaylığı. Vektörel çizim yaparken programda ilk fark ettiğim kısım çizim üzerindeki noktaların CorelDRAW'daki “smooth” gibi orantılı ya da birbirinden bağımsız yaylar, çizgiler için olan ayarlamalarımızın üst kısımda bir panelde seçenekler olarak görünmesi ve bu seçeneklerin son derece mantıklı ve kullanışlı olarak ayarlanmış olması. Yani kombinasyonlarla değil tek tıklama ile vektörel çizimlerimiz üzerindeki noktaların özelliklerini belirliyoruz. Bu ifadesi zor olan bir kısım benim için, nihayetinde bir öğretmenden ziyade bir kullanıcıyım ama hemen her günü vektörel çizimlere ayıran bir kullanıcı olarak Inkscape'de vektörel çizim keyfini mutlaka yaşamanızı tavsiye ediyorum. Sudo pengueni ve bu ay içindekiler kısımında görebileceğiniz Kedicik gibi e-dergimiz Sudo'da görebileceğiniz vektörel grafikleri Inkscape ile rahatlıkla ve keyifle çizdim. Dergimizin daha bir çok kısımda Inkscape çalışmaları olan örnekler görebilirsiniz.

         Inkscape kendisine özel bir SVG formatı ile kayıt yapıyor, bu formatı diğer programlarda kullanabileceğiniz gibi Düz SVG olarak da kayıt yapabiliyorsunuz. Inkscape'in diğer kayıt türlerine bakacak olursak başlıca öne çıkan formatları PDF, PNG, EPS, ODG (OpenDocument Çizim), XCF (Gimp) olarak sıralayabiliriz. SVG ve EPS formatları sayesinde özellikle diğer çizim programları arasında rahat geçişlere olanak tanıyor Inkscape. Inkscape'in kullanımına bir CorelDRAW kullanıcısı olarak çok kısa sürede alışılacağına eminim. Çünkü Inkscape vektörel çizim programlarından alışık olduğumuz tüm özellikleri barındırıyor. Henüz tam olarak deneme fırsatı bulamadığım için çok fazla detaylandıramayacağım ancak rahatlıkla çok fazla özellik barındırdığını söyleyebileceğim harika bir program. Inkscape'i ilerleyen sayılarda detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.

         Vektörel çizim konusuna gelmişken biraz da Scribus'a değinmeden geçmek olmaz. Scribus'un üretim amacı tam olarak Masaüstü Yayıncılık olarak söyleniyor. Sudo'yu hazırlarken de kullandığım Scribus için ilk söylemem gereken şey e-dergiler hazırlamak için biçilmiş kaftan olmasıdır. Scribus, Masaüstü Yayıncılık için geliştirilmiş olmasına karşın açıkçası beni çok da etkilemeyen bir program. Bu durum belki alışkanlıklarımdan belki de programın henüz tam anlamı ile yeterince kullanışlı olmamasından ileri geliyor olabilir ama net olarak Scribus'ta vektörel çizimler yapmak bence oldukça zor. Vektörel çizim araçları karışık, farklı kombinasyonlar denemekle de çok zaman kaybedebiliyor alışık olmayan kullanıcı. Bir çizgiyi kapatmak, diğerini açmak, arada bir yay oluşturmak derken sıkıntılı bir deneyim yaşadım, yeni bir kullanıcı olarak. Ama diyorsanız ki ben Scribus'ta çizim yaparım, vaktim de var, üzerinde uzun denemeler yapabilirim o halde makalenin bitmesini beklemeden çalışmaya başlayabilirsiniz  Çizim yapmanın rahatsız edici olduğunu düşünüyorum Scribus'ta.

         Bence, Scribus çözünürlük konusunda da hem kullanıcının kafasını karıştıran hem de kendi kafası da oldukça karışık bir program. Örneğin bir e-dergi çalışmasında 300 DPI üzerinde bir grafik kullanmanızın Scribus için fark etmediği, etse bile bunu kayıt esnasında ortaya koymadığı, Scribus için açılmış bir hata kaydında gözüme takılmıştı. Bir diğer -tecrübe ettiğim- örnek ise PDF kaydederken eğer çalışmanız içerisinde 150 DPI altı resimler kullanırsanız daha doğrusu bu şekilde bir tercih ile bir resim bulundurmuş olursanız, PDF olarak kaydettikten sonra, örneklerini e-dergilerde görebileceğiniz üzere çözünürlüğü bozuk fotoğraflarla karşılaşırsınız, bu da bir yere not alınması gereken önemli bir bilgi ve enteresan bir Scribus “özelliği”. Bu bahsettiğim gözüme takılan iki nokta dışında eksik başka araçlar da gözüme takıldı ama bu biraz da programı hangi amaç ile kullandığımıza bağlı bir durum. E-dergi hazırlamak için üzerine başka bir program daha yok diyebilirim, bu bir gerçek. Bilgisayarınızda sunum hazırlar gibi rahatça e-dergiler hazırlamanıza imkan tanıyor Scribus. PDF kayıt esnasındaki seçenekleri ve özellikle en sevdiğim yönü olan başarılı içe aktarma özelliği ile benzeri birçok programdan öne çıkıyor. SVG ve EPS dosyalarını çizim olarak içe aktarmak Scribus'ta işe yarar önemli bir özellik ve bu konuda gerçekten başarılı. SVG ve EPS gibi çizim formatları kaydedildiği programa göre version farkı gibi durumlarda zaman zaman bozuk ve problemli aktarılabiliyor ama her nasılsa Scribus bu konuda gördüğüm programlar içerisinde içe aktaran  en düzgün program. Scribus kullanımı ve ayrıntılarını ilerleyen sayılar için saklayacağım çünkü püf noktaları ile özellikle e-dergiler için kapsamlı bir inceleme gerektirdiğini düşünüyorum.

         Bu ayki Sudo sayımızda Linux ortamlarında az-çok anlatabildiğim kadarı ile hemen her türlü grafik tasarım ihtiyacınız için bir program olduğunu göstermeye; üstelik bu programların lisanslı olan benzerlerinden eksiği değil aksine fazlası ve birçok farklı avantajı da beraberinde getirdiğini anlatmaya çalıştım. Reklam alanında hizmet veren bir ajans olarak biz tasarım çalışmalarımızda Linux ortamları ve bu ortamın dahili, özgür yazılım araçlarını tercih etmenin huzur ve rahatlığını yaşıyoruz. İster hobi, ister profesyonel olarak grafik tasarım çalışmaları yapmakta olun, Linux ortamında çalışmanın verim ve performansınıza büyük artılar kazandıracağını samimiyet ile söyleyebilirim yeter ki sizler  yeni olana, değişime, keşfetmeye cesaret gösterin.

         Yazı dizimde Linux'ta iki boyutlu tasarım programları ağırlıklı olmak üzere incelemeler ve anlatımlar olacak. Amacım sadece basit efektlerin yapılışını göstermek değil, yazı dizisini takip eden herkesin bu programlara hakim olmasını sağlamak, temel anlatımlı makaleler ortaya koyabilmek. Balık tutmak olacak kısaca ilerleyen makalelerin amacı. Bu makalelerin ardından ise Pratik Tasarımlar adında bir takım çizim ya da manipülasyonları nasıl yapabileceğinizi anlatan derslerin her ay bulunmasına gayret edeceğim. Bu anlatımları da daha önce başarılı çalışmalar ortaya koymuş ve Linux'ta grafik tasarım yapan kullanıcılardan seçilmesine özen göstereceğim.

 

         Ubuntu Türkiye E-Dergisi SUDO websitesi: http://sudo.ubuntu-tr.org Bu makalenin devamı şuan SUDO sitesinde yayımlanmış olan SUDO 18.Sayı'da bulunmaktadır. İndirmek için şu bağlantıyı kullanabilirsiniz; http://sudo.ubuntu-tr.org/sayilar/sudo-sayi-18-16-nisan-2010/

Kesin bir çözüm olmayabilir bu öneriler fakat bilmekte fayda var. Ubuntu Karmic'de her nedense klavyemin numerik kısımı çalışmamaya başladı. Hiçbir yükleme bile yapmamıştı oysa ki. Her neyse, PackardBell bir notebookda yaşadım bu sorunu, biraz araştırdım internette. Ubuntu Hardy'de böyle bir sorun yaşanmış ve şöyle bir çözüm önerilmiş; Ctrl + Shift + NumLock tuşuna bastığınızda klavyeniz çalışabilir. Ki bir çok kişinin işine yaramış bu öneri ama bende yaramamıştı bu hali ile. Biraz farklı bir şekilde Ctrl + Alt + NumLock yaparsanız benim ki gibi sorununuz çözülebilir. Şuna dikkat etmek gerekir ki bazı sitelerde bu sorun için çözüm olarak şu yol gösteriliyor; Sistem / Tercihler / Klavye altından "Fare Tuşları" sekmesine gelirseniz " Belirteç Klaye ile Kontrol Edilebilir" kısmının işaretlemek sorununuzu çözecektir deniliyor ama ilginçtir ki bu kısımı işaretlediğimde bu sorun ortaya çıkıyor bende. Bu kısımıda bir kontrol etmek isteyebilirsiniz ;)

Debian ya da Ubuntu'da tarayıcı olarak Firefox veya Google Chrome kullanıyorsanız aşağıdaki gibi basit bir yol ile 64 bit sisteminizde 64 bit flash player kullanabilirsiniz.

Bu anlatımı Ubuntu Türkiye Forumlarında bulunan aşağıdaki adresten:

http://forum.ubuntu-tr.org/index.php/topic,14164.0.html

komutlar ile görebilirsiniz, ben de buradan öğrendim. Bloguma eklememin sebebi deneyimlerimi not olarak blogumda bulundurmak istemem ve bir de kendimce bir iki ekleme yaptım.

Ama şunu da belirtmek gerekiyor ki Linux için 64bit flash şuan deneme sürümü halindedir yani sorun yaşama ihtimaliniz de mevcut bunu unutmayın. Ben Ubuntu Karmic Koala ve Debian Lenny 64bitlerinde herhangi bir sorun yaşamadım ama sizin de yaşamayacağınızı garanti edemem. Öncelikle aşağıda verdiğim linkten Flash Player 10.0.45.2 64bit sürümü indiriyorsunuz. Bu makaleyi yazarken aşağıdaki link kullanılabilir durumda eğer ben bu makaleyi yazdıktan uzun bir süre sonra bu makaleyi okuyorsanız bu adres değişmiş olabilir, bu durumda flash 64bit linux diye aratarak flash'ı bulup indirmeniz gerekir.

http://download.macromedia.com/pub/labs/flashplayer10/libflashplayer-10.0.45.2.linux-x86_64.so.tar.gz

Debian ya da Ubuntu ikisinde de mantık gayet basit, Kişisel Klasörünüz (Home Folder) içerisinde ki gizli dosyaları görüntüleyip (Ctrl + H yeterli klasör içindeyken) .mozilla/plugins klasörü içerisine indirdiğiniz .so uzantılı dosyayı atıyor ve tarayıcınızı yeniden başlatıyorsunuz.

Ufak bir not, nadiren de olsa FireFox'da yüklediğiniz flash etkin olmayabilir bu durumda Araçlar / Eklentiler / Yan Uygulamalar menüsü altından Flash'ı etkinleştirmeniz gerekebilir.

Okumaya Devam Et →

Mart 16, 2010

Linux, Ubuntu

2 Yorum

Ubuntu Türkiye E-dergisi SUDO’nun on yedinci sayısı yayımlandı.
Bu sayımızda yer alan konular şu şekilde:

* Lucid Lynx – Alfa 3 (Ayfer KAYA)
* Mücadele Ruhu (İbrahim KOZAN)
* Mono’yla Esen Sert Rüzgârlar (Ayfer KAYA)
* Second Life İncelemesi (Okan AKINCI)
* Testdrive (Serkan ÇALIŞ)
* Klavyenizin Eylemsiz Tuşları (Ayhan AKTAŞ)
* Linux’ta Grafik Tasarım (Ramazan GÜRBÜZ)
* Soyut Dalga Efekti (GIMP) (David WOOD)
* En Güzel Masaüstü Yarışması (Adem ERGİN)
* Güldürü (Yusuf SANSARKAN)
* Ayın Karikatürü (Bekir NALBANTOĞLU)
(üzerinize afiyet tasarımı da bana aittir=)
Dergimizi indirmek için buradan lütfen;
http://sudo.ubuntu-tr.org/sayilar/sudo-sayi-17-15-mart-2010/
Ve sizden ricam dergimizi okuduktan sonra aşağıdaki adresten en azından bir yorum bırakın =)
http://forum.ubuntu-tr.org/index.php/topic,17334.html
Yapıyoruz engel olamıyoruz arkadaş yahu ;P

Şubat 16, 2010

Ubuntu

2 Yorum

Ubuntu Türkiye e-dergisi SUDO’nun 16. sayısı yayınlandı!

Başta Ubuntu kullanıcıları olmak üzere özgür yazılım dünyasının takip ettiği SUDO; Linux ortamında kullanılan programları, bu ortamın püf noktalarını, pratik bilgileri yani genel anlamda Linux’u temel alan her türlü konuyu ele almaya çalışan bir bilişim dergisidir.

SUDO tamamı ile -Ubuntu Türkiye’nin diğer proje kolları gibi- Ubuntu kullanıcılarının gönüllü destekleri ile ortaya çıkan ve ayakta duran bir e-dergidir. Hiçbir beklenti taşımadan yalnızca özgür yazılım düşüncesini benimsemiş bilinçli bilgisayar kullanıcılarına yardım etmek, bilgilendirmek ve paylaşarak bu birikimlerin büyüyerek arttığı, karşılık beklemeden de üretilebileceğini gösteren yeğane çalışmalardan biridir.

SUDO içeriği bu ay şu şekilde;

* Localhost’a Joomla Kurulumu (Ayhan AKTAŞ)
* PHUN – Fizik Simülatörü (Utku DEMİR)
* Bilgisayarlar ve Asosyallik (İbrahim KOZAN)
* Chromium (Yusuf SANSARKAN)
* Mono Projesi (Ayfer KAYA)
* Basic Kit (Murat CEBİR)
* Karikatür (Bekir NALBANTOĞLU)

SUDO 16. Sayıyı indirmek için bu sayfayı kullanabilirsiniz.

SUDO’nun 16. sayısı benim için özel bir anlam taşıyor. SUDO’nun bu ay tasarımını ben yaptım. Bu güzel insanların arasına katılarak dergi tasarımı konusunda bir görev üstlendim kendime. Bir kaç aydır Ubuntu Tr forumlarında AlmaMorena kullanıcı adı ile takipte bulunuyordum, tasarım konusunda bir ihtiyaçları olursa yardımcı olabileceğimi söylemem ile başladı her şey.

SUDO tasarımının farkı, kulvarında bulunan dergiler gibi özgür yazılım felsefesi itibarı ile yalnızca özgür yazılım tasarım araçları kullanılarak hazırlanması. Bu da bir hayli zorlaştırdı aslında işleri =) Biraz bu tasarım araçlarından bahsetmek için ve dergi tasarımında hangi programları nasıl kullandığımı paylaşmak için yazıyorum bunları.

Okumaya Devam Et →

VirtualBox’da harddisk alanını büyütmem gerekliydi, biraz araştırma yaptım nette ve birkaç çok mantıklı yöntem buldum. Bu makale ile VirtualBox’da kurduğunuz sistemin alanını nasıl büyüteceğinizi anlatacağım.

Normal şartlarda VirtualBox’da bir harddisk oluşturduğunuzda bunu büyütmeye imkan yoktur. Ama yapabileceğiniz şey mevcut sabit diskinizi daha büyük bir sabit diske kopyalamak olacak. Bu yazıda çok az bilgisi olan bir kişinin bile bu işlemi yapabilmesi ve dolayısı ile öğretici olması için adım adım resimli bir anlatım yapmaya çalışacağım.

Öncelikle http://www.miray.de adresinden HDClone isimli programı “Free Edition” yani ücretsiz versiyonunu seçerek indireceksiniz. İndirdiğiniz .zip dosyası içerisinde hdclone.iso isimli bir dosya var bunu kullanacağız.

Mantık şu;
- VirtualBox’a kurduğunuz işletim sistemine bu .iso dosyasını cd olarak ekleyeceksiniz.
- Yeni bir harddisk oluşturacak ve bunu da VirtualBox’a ikincil harddisk olarak bağlaycaksınız.
- VirtualBox’dan sisteminizi açtığınızda bu .iso dosyası sayesinde HardDisk klonlama (kopyalama) programı çalışacak ve eski harddiskinizi yeni olana kopyalayacaksınız.

işlem bu kadar basit, ama bir o kadar da yararlı. Şimdi ekran görüntüleri ile bu adımları detaylı olarak anlatmaya çalışacağım.
Okumaya Devam Et →

Kısaca bir örnek vermek gerekirse:

menuentry “Mandriva Linux 2010.0 (2010.0) (on /dev/sda7)” –class Mandriva {
insmod ext2
search –no-floppy –fs-uuid –set 3f6c9a2d-9484-4713-9ac4-d0a7757739c1
linux /boot/vmlinuz BOOT_IMAGE=linux root=UUID=3f6c9a2d-9484-4713-9ac4-d0a7757739c1 resume=UUID=3f6c9a2d-9484-4713-9ac4-d0a7757739c1 splash=silent vga=788
initrd (hd0,7)/boot/initrd.img
}

Bu kısımı kendi sisteminize göre nasıl düzenleyeceğinizi makalenin devamında anlatacağım.

Sıkıntı şuydu ki; Ubuntu Karmic Koala grub menüsüne Mandriva 2010 eklemek istedim, bildiğim şekilde diğer grub’a eklenmiş sistemler gibi denedim olmadı, bir çok site gezdim önerilen biçimlerin hiçbirinde olmadı en sonunda bu şekilde çözdüm.

Okumaya Devam Et →

Bu anlatım Ubuntu Türkiye Forumlarından alınmıştır. Blogumuna sık sık kullandığım işlemleri not olarak düşmem sebebi ile bu anlatımı yazıyorum yeniden buraya. Orjinal başlığın adresi aşağıdaki gibidir. Ubuntu Türkiye’ye Ubuntu kullanıcılarına sağladığı kusursuz destek için teşekkür edeyim bu vesile ile.

Orjinal Adres: http://forum.ubuntu-tr.org/index.php/topic,13415.0.html

Linux İşletim Sistemlerinden herhangi birini yüklediğinizde bilgisayarınızın açılış ekranında işletim sistemlerini seçtiğiniz bir ekran gelir, bu ekrana “grub” ekranı diyoruz. Ubuntu 9.10 Karmic Koala’da Grub2 vardır, bu eski grub ekranlarının bir yeni sürümüdür diyebiliriz. Şimdi herhangi bir sebeple grub2 ekranınız silinmiş ise bu ekranı yeniden nasıl yükleyebileceğinizi anlatacağım.

Okumaya Devam Et →