Bilgisayarınıza herhangi bir Linux dağıtımı kurduğunuzda genelde Linux dağıtımınızın GRUB gibi bir önyükleyicisini tercih edersiz zira Windows önyükleyici Linux dağıtımları görmez. Ama eğer Linux dağıtımınızı kaldırmanız gerekirse o zaman önyükleyiciniz GRUB olarak kalacağından ötürü öncelikle bir Windows Cd’si alıp öncelikle önyükleyiciyi düzelmeniz gerekir.
Bugün şu adreste:
http://www.langturk.com/linux-isletim-sistemi-nasil-kaldirilir-mbr-fixmbr-grub-lilo/
Güzel bir yazı gördüm.
Yazı kısaca: MBR Fix isimli ufak bir yazılım indirip bu yazılım ile önyükleyiciyi cd gerekmeden nasıl yükleyebileceğiniz ile ilgili. Yukarıda verdiğim adreste gayet açık bir biçimde bu işlemi nasıl yapabileceğiniz anlatılıyor. Yazı 2008 Temmuz’da yazılmış. Aradan biraz zaman geçmiş tabi ki. Bu yüzden bu yazıya Windows 7 için bir ekleme ve indirme bağlantılarını buraya da eklemek istiyorum. MBR Fix isimli yazılımı indirebileceğiniz adresler:
1 - http://www.sysint.no/products/Download/tabid/536/language/nb-NO/Default.aspx
MBR Fix Kullanım Klavuzu (İngilizce): http://www.sysint.no/nedlasting/mbrfix.htm
Birkaç yazı önce Pardus 2011.2 Cervus elaphus’un biraz üzerine gitmek istediğimi yazmıştım. Yaklaşık 2 hafta kadar önce de hazır kafamı kaldıracak birkaç saat bulunca sarıldım Pardus’a ve bugün de bu süreç hakkında bir şeyler karalamak istedim.
Anlatacaklarımı kısaca maddelemek gerekirse:
Pardus kurulu durumda iken sistemden,
- KDE’nin kökünü kazımayı
- Sisteme Xfce yüklemeyi
- ve Pardus’ta SLiM Giriş Yöneticisinin Nasıl kullanılabileceğini (XDM’yi aracı olarak kullanmadan) anlatacağım.
Bu ana adımlar dışında ise bu esnada çıkabilecek oldukça olası mount sorunu ve Türkçe karakter sorunu gibi problemlerin nasıl çözülüp tertemiz bir Xfce ve Slim’li Pardus’a kavuşabileceğinizi anlatacağım.
Aşağıdaki duyurunun özgün adresi (ingilizce) şudur:
http://www.smashingmagazine.com/2012/01/21/open-call-for-international-communities/
Web / grafik tasarımcıları ve geliştiricileri ilgilendiren bu duyuruyu yayılması için Türkçeye çevirdim,
İlgili olduğunu düşündüğünüz sitelerde yazıyı yayınlamak için olduğu gibi kopyalayayıp alın lütfen..
Smashing Magazine olarak bizler, çeşitlilik ve paylaşımın büyük savunucularıyız. Dünya çapında, tasarımcıları ve geliştiricileri harekete geçirmeye; Smashing Magazine’i görüşlerini, fikirlerini ya da tekniklerini paylaşmak için kullanmaya teşvik etmekteyiz. Editörel sürecimiz oldukça gelişmiş olsa bile halen kullanıcılarımızın önerilerine son derece açık durumdayız. Hatta eğer bir yazarın söyleyecek bir sözü varsa onun düşüncelerini toparlaması, vurgularını güçlendirmesi ve daha etkin bir dil ile kendini ifade etmesi için ona yardım etmeye de çalışırız.
Bilindiği gibi, Smashing Magazine’in dili İngilizce’dir; makalelerimizde, yorumlarımızda, sosyal kanallarda kısacası heryerde İngilizce iletişim kurarız. İngilizce kullanan yaratıcı-profesyonel tasarımcıların web tasarım sahnesinde neler olup bittiğinin oldukça iyi bir özetine sahibiz. Ama iş İngilizce konuşmayan web tasarım topluluklarına geldiğinde oralarda neler olduğu hakkında hemen hiçbir fikrimiz yok… Sanki hiç varolmamışlar gibiler bizim için.
Geçtiğimiz yıl Avrupa’da birçok konferansa katılma fırsatım oldu. Bu ülkelerde neler olduğunu, sektörün nasıl geliştiğini ve daha da önemlisi çalışmalarında geliştirdikleri teknikleri ve hangi araçları nasıl kullandıklarını görmek istedim. Tüm bu küçük görüşmeler ve gündelik sohbetler esnasında; Çek Cumhuriyetindeki tasarımların yaratıcı enerjisinden, optimizasyon peşindeki Rus projelerinden, Norveç’te profesyonelliğe olan dikkatten ve İsveçlilerin bolca demokratik tasarım kültüründen çok etkilendim. Tüm bu insanlarla konuşmadan ve çalışmalarını görmeden önce, geliştirdikleri tüm bu fantastik projeler ve kullandıkları teknikler hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Debian kullanıcıları için hazırlanmış olan ve şuraya tıklayarak görebileceğiniz duvar kağıdını uzun süredir kullanıyordum. Hatta Debian için yapılmış en iyi duvar kağıdı desem kendi adıma hiçte abartmış olmam. Ama bir süre sonra insan sürekli aynı duvar kağıdını kullanmaktan sıkılıyor haliyle. Ben de artık tembellik yapmayayım da en azından bir duvar kağıdı yapayım kendime dedim. Aynı duvar kağıdından etkilenmiş olacağım ki aşağıdaki gibi bir çalışma yaptım kendime.
Duvar kağıdı 1280×800 boyutlarında. Ve açıkcası öyle çok popüler olsun, herkesin kullansın gibi bir amacım olmadığından farklı farklı ebatlarda da ekleme gereği duymuyorum. Fakat siz eğer ki 4:3 gibi bir orana çevireyim ya da şöyle olsa daha iyi olurdu derseniz aşağıya GIMP XCF formatındaki çalışma dosyasını da ekliyorum.
Scribus 1.4 nihayet geldi. Bir önceki kararlı sürümün (1.3) başlangıcında tarihler 2006 yılını gösteriyordu, şuan hemen hemen tüm dağıtımların depolarında bulunan kararlı sürüm serisi 1.3.3 2008 yılında yayınlanmaya başlanmış ve 2010 yılından bugüne dek kullanılan kararlı sürüm ise 1.3.3.14 olmuştu.
Geliştiricilerinin söylediğine göre 4 yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından Scribus 1.4 yeni yılın ilk günü yani 01.01.2012′de duyurdu.
Öncelikle Scribus kullanıcılarına şunu belirtmekte fayda var:
Eğer mütemadiyen Scribus kullanmaktaysanız, Scribus’un önceki sürümlerinde kaydettiğiniz çalışmaları bu yeni Scribus ile açtığınızda dikkatli olmalısınız. Scribus sürüm değiştirdikçe çalışma dosyalarınız arasında uyumsuzluk sorunları yaşatabilmekte. Bu yüzden örneğin tek bir dosya üzerinde birkaç kişi ortak çalışıyorsanız herkesin aynı Scribus sürümünü kullandığından emin olmalısınız. En basitinden 1.4′te kaydedilmiş bir dosyayı 1.3.3 sürümlerde açamazsınız.
Scribus 1.4 ile Gelen Yenilikler
Son güncel sürüm olan 1.3.3.14 ile 1.4 arasındaki farklardan başlayarak yeni Scribus’un önemli değişikliklerine bir göz atalım.
Daha önce XFCE için Slim ve Xdm’nin Mount ve Reboot/Shutdown Sorunları isimli bir yazı yazmıştım. Burada XFCE’yi yükledikten sonra bilgisayarınızın kapatma, bölümlemeleri bağlama gibi konularda yetki sorunları oluştuğunda bunları nasıl çözebileceğimiz ile ilgili önerilerde bulunmuştum. Bahsettiğim yazı sistem izinlerini elle düzenlememiz ile ilgiliydi. Burada ise aynı sorunları paketlerle Pardus, Debian, Arch örnekleri ile birlikte diğer dağıtımlarda nasıl çözebileceğimize bakacağız.
Bir masaüstü ortamı kullandığınızda Gnome hariç hemen hepsinde başlangıç olarak diğer masaüstü ortamlarına ait paketleri de kullanmak zorunda kalabilirsiniz. KDE’de (Örneğin Pardus) diyelim ki lüzumu görülen bir paketin Gnome bağımlılığı varsa orada da Gnome paketleri kurar, kullanırsınız. XFCE’de de aynı durum geçerli ve bu sorunda masaüstü ortamımızda bulunmayan bir paketten ileri gelmekte.
PolicyKit nedir?
PolicyKit kabaca çoklu kullanıcılı Unix sistemlerde uygulama düzeyinde bir işlem için kullanıcılara izinler tanımlanmasına olanak tanıyan bir ‘framework’tür. Hatta daha da kabalaşmam gerekirse sisteminizdeki kullanıcı izinleri belirleyen dosyaların genel adıdır.
Bu yılın başında (20 Ocak 2001) Pardus 2011 Hasankeyf çıktığında yüzeysel gözlemlerinden oluşan bir yazı yazmıştım şurada. 2011 biterken ise (19 Eylül 2011) Pardus iki ara sürüm sunarak şuan Pardus 2011.2 Cervus elaphus’u dağıtmakta.
Pardus başından beri kullanmaktan haz almadığım bir dağıtım oldu hep. Bunun Pardus topluluklarından başlayıp KDE’ye karşı bir türlü değişmeyen sevgisizliğime varan birçok sebebi var. Fakat yine de çok zaman kendime hakim olup “duygusal” sebepleri bir yana bırakarak “kendimce” teknik olarak bana ne kadar hitap ettiğini sorguladım hemen her yeni sürümde. Evet, bu sürümde benim için değişen bir şeyler oldu ve yeniden blog’umda Pardus’a bir yer vermeye karar verdim.
Pardus’un son günlerde dikkatimi çekmesinin sebebi özellikle Ali Işıngör‘ün TeknoKedi isimli bir sitedeki ”TÜBİTAK’tan haberler iyi değil…” isimli Gizem Belen‘in yazısı ile ilgili yaptığı şu yorumu oldu. Yoksa ArchBang bile Debian+Xfce sevgimi yok edememişken Pardus’u yeniden kurup kurcalamak gibi bir heyecan duymuyordum.
Kendime Not #6
WordPress’te kalıcı bağlantılar çalışmayınca hemen paniklememek lazım. Sunucumuzda bir .htaccess dosyası yaratabliyorsak sorun yok. Codex’e göre:
# BEGIN WordPress
<IfModule mod_rewrite.c>
RewriteEngine On
RewriteBase /
RewriteRule ^index\.php$ - [L]
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} !-f
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} !-d
RewriteRule . /index.php [L]
</IfModule>
# END WordPress
Kaynak şudur:http://codex.wordpress.org/Using_Permalinks#Creating_and_editing_.28.htaccess.29
Wp MU için ise bana göre:
RewriteEngine On
RewriteBase /main_mesela/
RewriteRule ^index\.php$ - [L]
# uploaded files
RewriteRule ^([_0-9a-zA-Z-]+/)?files/(.+) wp-includes/ms-files.php?file=$2 [L]
# add a trailing slash to /wp-admin
RewriteRule ^([_0-9a-zA-Z-]+/)?wp-admin$ $1wp-admin/ [R=301,L]
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} -f [OR]
RewriteCond %{REQUEST_FILENAME} -d
RewriteRule ^ - [L]
RewriteRule ^[_0-9a-zA-Z-]+/(wp-(content|admin|includes).*) $1 [L]
RewriteRule ^[_0-9a-zA-Z-]+/(.*\.php)$ $1 [L]
RewriteRule . index.php [L]
gayet yeterli. Unutmamak lazım böyle şeyleri.
Diyelim ki bir yeni bir Linux kullanıcısısınız ve bilgisayarınızı HDMI ile televizyonunuza bağladınız ki filmlerdeki gibi kendinize saçma bir aksiyon ortamı yaratabilesiniz. Ama ne yazık ki olmuyor. Mesela ses televizyondan değil bilgisayardan geliyor ya da masaüstünüzün yarısı monitörde geri kalanı televizyon ekranında, o da olmadı tüm sesler televizyondan gelirken flash videoların sesi bilgisayardan geliyor. Ve sizde manyaksınız böyle şeylerle vakit harcıyorsunuz. O zaman doğru yerdesiniz.
Bu yazı da Temel Düzeyde bir Debian kullanıcısının HDMI bağlantı ile:
- Bilgisayardaki sesleri televizyonuna nasıl ve ne şekilde yönlendirebileceğini,
- Ekran çözünürlükleri arasındaki bağlantıları ve hangi sürücülerle nasıl görüntü alınacağını,
- Çoklu ekranların nasıl kullanıldığını,
- Hatta bir de laf olsun diye Compiz’in çoklu ekranda nasıl kullanabileceğini anlatacağım.
Debian veya türevi bir Linux dağıtımı kullanan kişileri baz alarak bu yazıyı hazırlamama rağmen herhangi bir Linux dağıtımında da aynı işlemleri uygulayabilir aynı sonuçları alabilirsiniz. Dağıtımdan dağıtıma paketler değiştiğinden dolayı her biri için ayrı ayrı inceleme yapma imkanım olmuyor bu sebeple Debian kullanıcılarını hedef alarak anlatmaya başlıyorum. (Arada diğer dağıtımlara dair notlar da eklemeye çalışacağım)
Debian’ın bu yazıyı hazırladığım tarihteki güncel testing sürümü Wheezy’ye eğer Squeeze (Stable/Kararlı Sürüm) üzerinden yükseltme yapmamışsanız veya Debian Testing’inize ilk defa Wine kurulumu yapacaksanız paket yöneticinizden şu sözleri duymuşsunuzdur:
ramazan@debian:~$ sudo apt-get install wine
Reading package lists... Done
Building dependency tree
Reading state information... Done
Package wine is not available, but is referred to by another package.
This may mean that the package is missing, has been obsoleted, or
is only available from another source
E: Package 'wine' has no installation candidate
ramazan@debian:~$ apt-cache search wine
gnome-colors - set of GNOME icon themes
gnome-wine-icon-theme - red variation of the GNOME-Colors icon theme
shiki-wine-theme - red variation of the Shiki-Colors theme
tellico - collection manager for books, videos, music
tellico-data - collection manager for books, videos, music [data]
tellico-scripts - collection manager for books, videos, music [scripts]
unmass - Extract game archive files
wine-doc - Windows API implementation - documentation
libwine-gecko-unstable - Windows API implementation - web browser module
winetricks - package manager for WINE to install software easily
ia32-libs-libtxc-dxtn0 - libtxc-dxtn0 ia32 shared libraries
Debian Testing depolarında Wine’ın bulunmaması garip ama gerçek. Sebebi nedir diye çok fazla vakit harcayıp araştırmadım ama şuradan duyduklarımın yalancısı olmam gerekirse, Debian depolarındaki Wine için uğraşan geliştirici bir sebepten dolayı çalışmayı bırakmış yani Sid kararsızlığındaki Wine bu sebeple Testing depolarına geçmemiş henüz. Umarım ki yakın bir gelecekte birileri bu sorunu halleder yoksa düz bir mantıklı Squeeze’den sonraki Kararlı sürüm Wheezy’de de Wine’ı görmek mümkün olmayacak.
Her neyse, yapılacak olan belli ya paketleri kendimi derleyeceğiz ya da derleyen depolardan ya da sitelerden paketleri alacağız. Bunun için bir siteden ve bilinen bir depodan bahsedeceğim.